Efsane müzisyenlerden yeni keşiflere uzanan programı, şehrin dört bir yanına yayılan etkinlikleri ve değişen müzik dünyasına uyum sağlayan yaklaşımıyla İstanbul Caz Festivali’nin Festival Direktörü Harun İzer’den dinliyoruz.

33 yıldır yalnızca konserler düzenleyen değil, şehrin kültürel hafızasını da şekillendiren bir festival… İstanbul Caz Festivali, her yıl dünya çapında sanatçıları, yeni sesleri ve farklı disiplinleri aynı programda buluşturarak cazın değişen tanımını yeniden yorumluyor. Festival Direktörü Harun İzer ile bu yılın programını belirleyen öncelikleri, canlı müziğin bugün hâlâ neden vazgeçilmez olduğunu ve İstanbul Caz Festivali‘nin önümüzdeki yıllara uzanan vizyonunu konuştuk.

İstanbul Caz Festivali Harunizer 0295
Fotoğraf: Muhsin Akgün

Festivalin detaylarına girmeden önce sormak istiyorum. 33 yıldır devam eden bir festivalde her yıl izleyiciyi heyecanlandıracak yeni bir denge kurmak kolay değil. Bu yılın programını oluştururken hangi fikirler ya da öncelikler belirleyici oldu?

Uzun yıllar süren bir festivalin içinde yer almanın en güzel taraflarından biri, izleyicinin güveni ve ilgisi. Süreklilik bu açıdan seyircide ciddi bir güven oluşturuyor. Ama beklentiler açısından da haliyle zorlayıcı ve belli bir özeni şart kılan bir tarafı var bunun. Her yıl yeniden başlıyoruz ama hiçbir yıl birbirine benzemiyor. Bu sefer de benzerlikler ve yeniliklerle dolu bir sezon oldu bizim için. Öncelikle yola çıkarken geçen yılki festivalimizin genel anlamdaki tarihsel-mekansal kurgusunu korumaya karar vermiştik, yine ilk üç günü büyük konserlerle açıp sonra devam etmek gibi bir yola girdik. Tabii ki bu çok otomatik bir şey değil, biraz süreç içerisinde uğraşa uğraşa netleşiyor bu programlar. Devam eden bölümlerimiz var, tabii yeni etkinlikler de. Bütün bunları bir denge içinde tutmaya çalışıyoruz gerçekten. Ama uzun yıllar içerisinde bakınca da sürekli bir dönüşüm, değişim vardır festivalde. Bu anlamda festivallerin devamlılığu da süreç içerisindeki katkı ve desteklerle çok yakından alakalı. Biz bu açıdan şanslı bir festivaliz diyebilirim çünkü Garanti BBVA gibi 29 yıldır birlikte devam ettiğimiz bir festival sponsorumuz var. Bu, bir festival için çok değerli, uzun yıllardır yanyana durmak bu güzel işleri yapmamıza da imkan sağlıyor.

Bu yılın programında Marcus Miller gibi caz dünyasının yaşayan efsaneleriyle Robert Plant gibi müzik tarihinin farklı alanlarından gelen ikonik isimler yan yana duruyor. Festival direktörü olarak sizi en çok heyecanlandıran buluşma hangisi oldu?