Venedik Bienali 9 Mayıs’ta açılıyor; 100 ulusal pavyon, 111 sanatçı, onlarca tartışma. Rusya döndü, bir pavyon iptal edilip yeniden açıldı, küratör bienalini görmeden gitti. Gürültü büyük; ama bu yılki tema tam tersini öneriyor: “Dinle…”

Yazı yayına girdikten saatler sonra Venedik Bienali, tarihinin en büyük kurumsal krizlerinden biriyle sarsıldı. Jürinin tamamı istifa etti. Gerekçe açıklanmadı; ama 22 Nisan’da İsrail ve Rusya’yı kastederek “ICC suçlamalarıyla karşı karşıya olan ülkeler ödül alamaz” demişlerdi. Bienalin küratörü Koyo Kouoh’un ölümünden önce seçtiği beş isim (Jüri başkanı Solange Oliveira Farkas ve üyeler Zoe Butt, Elvira Dyangani Ose, Marta Kuzma ve Giovanna Zapperi) 30 Nisan’da birlikte ayrıldı. İtalya Kültür Bakanlığı daha bir gün önce Bienal merkezine müfettiş göndermişti; resmi gerekçe AB’nin fon kesme kararına yanıt hazırlamaktı. Gönüllü mü istifa ettiler, zorla mı? Resmî açıklama yok, Başbakan Meloni “Bilmiyorum” diyor. Bu yıl Altın Aslan’ın rafa kaldırıldığı, yerine ziyaretçi oylamasının getirildiği, ödül töreninin 22 Kasım’a ertelendiği konuşuluyor. İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ziyaretçi oylaması çözümünün “harika bir fikir” olduğunu söylüyor. Sanat dünyası bu cümleyi ironiyle okuyor.

Aşağıdaki yazıda “etrafında ne yaşanacağı o gün belli olacak” dediğimiz Venedik’te bienalin ana depremi yaşanmış gibi görünüyor. Artçılarında neler olacak? Bu depremi ikinci bir deprem takip eder mi? Sanat dünyasında hareketlenen bu ana fay diğer bienalleri tetikler mi?

Sanat dünyası şu sıralar ajandalarını 9 Mayıs haftası öncesi ve sonrası olarak planlıyor çünkü Venedik Bienali 2026 9 Mayıs’ta kapılarını açacak. Bienal 1895’e tarihleniyor. O yıl İtalya, Sanayi Devrimi yorgunluğunun tam ortasındayken, “Hadi bir de sanata bakalım” demiş. Dile kolay 131 yıl. Bienal bu yıllar boyunca sadece bir edisyon aksamış. O da aksaklık sayılırsa tabi. 1973’te General Augusto Pinochet liderliğindeki Şili ordusu, ABD destekli kanlı bir askerî darbe ile demokratik yollarla seçilen sosyalist başkan Salvador Allende’yi devirmişti. Bienal 1974’te “Şili’ye Özgürlük” başlığıyla tüm alanı Şilili sanatçılara ve direnişçilere açmış. Açılışa, suikaste kurban giden başkan Salvador Allende’nin eşi davet edilmiş ve kataloglar yerine fotokopi sayfaları dağıtılmış. Çünkü bir isyan fotokopide daha iyi korunur bazen.

Bugün de dünya yorgun ve hırpalanmaya devam ediyor… Bu bir yerde yavaşlayacak mı kimsenin fikri yok. O zaman hadi, bir de sanata bakalım! Tüm bu kaosun ortasında Venedik Bienali kendi içinden bir yasla açıyor kapılarını. Bienalin küratörü Koyo Kouoh’unun yası…