Mayıs’ta İstanbul sahneleri, sergileri ve konserleriyle şehri bir kültür maratonuna dönüştürüyor; İstanbul mayıs ayı etkinlik takvimi ile kaçırılmayacak etkinlikleri ajandanıza ekleyin.
Deniz kenarında bir banktan çocukluk anılarının sindiği o eski terasa uzanan bu hikâye, babaannelerinin yanında büyüyen ancak zamanın ve yaşanmışlıkların etkisiyle birbirine yabancılaşan iki kız kardeşin sarsıcı yüzleşmesini odağına alıyor. Tülin Özen ve Nilperi Şahinkaya’nın etkileyici performanslarıyla hayat bulan bu tek perdelik anlatı, “herkesin eksildiği bir dünyada geriye kalan iki kişi olmanın” hissini sorguluyor. Ay boyunca farklı mekanlarda sahnelenecek oyun 5 Mayıs DasDas, 8 Mayıs Fişekhane ve 12 Mayıs’ta Zorlu PSM’de konuklarını bekliyor.
Yeşilçam’ın efsaneleşen hikâyesi “Gırgıriye”, Müjdat Gezen’in kalemi ve yönetmenliğiyle görkemli bir sahne şovuna dönüşüyor. Mahalle kültürünü Roman ezgileriyle harmanlayan bu dev müzikal; Perran Kutman, Müjdat Gezen, Gülben Ergen, Ceyhun Fersoy ve Günay Karacaoğlu gibi yıldız isimleri bir araya getiriyor. Anadolu Ateşi’nin dinamik koreografileri ve canlı orkestra eşliğinde sunulan yapım, izleyiciyi nostaljik bir yolculuğa çıkarırken görsel bir şölen vadediyor.
Eboni Booth’un 2024 Pulitzer ödüllü eseri “Çok Küçük Bir İhtimalin Hikayesi”, rutin yaşamı işini kaybetmesiyle sarsılan Kenneth’in dönüşüm öyküsünü sahneye taşıyor. Yalnızlık ve geçmişle yüzleşme temalarını işleyen oyun, en yakın dostu Bert hakkındaki çarpıcı bir gerçekle Kenneth’i yol ayrımına getiriyor. Hare Sürel, Berker Güven, İbrahim Arıcı ve Taylan Erarslan’ın performanslarıyla hayat bulan bu anlatı, kırılgan hayatların içinde saklı olan yeniden başlama cesaretine odaklanıyor. İzleyiciyi umut ve gerçeklik arasındaki o ince, insani bağa ortak olmaya davet ediyor.
Fuşya gölgelerin düştüğü bir bodrum katında geçen “Denetçiler”, beş komşunun absürt bürokrasi çarkları arasındaki hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Aidatların yalnızlık oranına göre belirlendiği, kuralların nefes aldırmadığı bu düzende; karakterler varlık beyanlarına “kırık hayallerini” işleyerek sistemle trajikomik bir çatışmaya giriyor. Deneysel ve absürt komedi türündeki bu iddialı yapım, modern hayatın birey üzerindeki baskısını mizahi bir dille sorguluyor. Oyun, izleyiciyi hem güldüren hem de sistemin işleyişini derinlemesine düşündüren etkileyici bir röntgen çekiyor.
Alan Sillitoe’nun kült eseri, ülkemizde ilk kez sahnede yankı buluyor. Erdi Güçlü’nün tek kişilik performansıyla hayat verdiği hikâye, bir suç nedeniyle ıslahevine gönderilen 16 yaşındaki Colin Smith’in içsel uyanışını odağına alıyor. İşçi sınıfının öfkesini ve muzip ruhunu taşıyan Colin, katıldığı koşu yarışında adımları hızlandıkça toplumsal çaresizliklerini ve kendisine dayatılan sınırları sorgulamaya başlıyor. Her adımda özgürlüğe ve farkındalığa koşan bu sarsıcı oyun, bireyin sistemle olan derin çatışmasını etkileyici bir atmosferde sunuyor.
Müzik tarihinin en ikonik rekabetlerinden biri olan Herbert von Karajan ve Leonard Bernstein mücadelesi, Okan Bayülgen ve Celal Kadri Kınoğlu’nun performanslarıyla sahneye taşınıyor. Avrupa’nın disiplini ile Amerika’nın tutkusunu karşı karşıya getiren oyun; iki dev şefin kıskançlık, hayranlık ve hırsla örülü hayat hikâyelerini mercek altına alıyor. Dünya Savaşı sonrası hesaplaşmaların da hissedildiği bu iki perdelik yapım, izleyiciyi sanat dünyasının zirvesindeki devlerin kapışmasına tanıklık etmeye çağırıyor. Mayıs ayı içinde şehirde farklı noktalarda sergilenecek oyun 8 Mayıs’ta AKM, 12 Mayıs’ta Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde, 20 Mayıs’ta ise Zorlu PSM’de tiyatro severlerle buluşacak.
Ecem Erkek’in kaleme aldığı ve tek kişilik performansıyla devleştiği “Kara Kız”, 90’lı yılların samimi mahalle ve aile kültürüne nostaljik bir ayna tutuyor. Masalsı prenseslerin değil; pazarlık elbiseleriyle altın günlerinde Mezdeke oynayarak sevgi kazanmaya çalışan, bir kızın hikâyesini anlatıyor. Yalnız geçirdiği bir yılbaşı gecesinde bulduğu eski bir kasetle geçmişe yolculuk yapan kahramanımız; sokakta halı yıkadığı, saç ütülediği günlerden annesiyle ortak bir ezgide buluştuğu ana kadar kahkaha dolu bir gelişim süreci yaşıyor. İzleyicisini aidiyet ve aile bağlarının sıcaklığında bir yüzleşmeye davet eden oyun 5 Mayıs’ta BKM, 22 Mayıs’ta ise Zorlu PSM’de sahnelenecek.
SERGİLER
Open House İstanbul
Tarih: 7 – 10 Mayıs
Mekan: Çeşitli Mekanlar
Kentin mimari mirasını ve kentsel tasarımını keşfetmeye davet eden Open House İstanbul ile normalde halka kapalı olan veya özel izinle girilebilen 40’a yakın ikonik yapıları ziyaret edebilirsiniz. Open House süresince yürüyüşlerden anlatımlara, eskizlerden mimari keşiflere uzanan çok katmanlı deneyime dahil olmak için web sitesi üzerinden belirtilen tarihlerde başvurunuzu yapabilirsiniz. Programda hem Beyoğlu ve Beşiktaş çevresindeki hem de Büyükada’daki özel yapılar yer alıyor. Büyükada’da Taş Mektep, Splendid Palace Hotel, Mizzi Köşkü, Anadolu Kulübü, Prinkipo Rum Yetimhanesi gibi yapılar yer alırken; İTÜ Taşkışla, Saint Antoine Kilisesi Konutları, Casa Botter, Atelye 70, Çam Palas gibi şehrin ruhunu yansıtan önemli binalar listede bulunuyor.
Mimarlar ve gönüllü rehberler eşliğinde yapılacak bu geziler, katılımcılara İstanbul’un zengin kültürel katmanlarını yerinde dinleme ve saklı kalmış mekânları derinlemesine tanıma fırsatı sunuyor.
Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı
Tarih: 23 Ağustos 2026’ya kadar
Mekan: Pera Müzesi
“Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin en önemli figürlerinden biri olan Halil Paşa’nın (1852–1939) sanatsal yolculuğuna ışık tutuyor. Dr. Özlem İnay Erten küratörlüğünde hazırlanan sergi; sanatçının Paris’teki École des Beaux-Arts eğitimi, Beylerbeyi’ndeki aile yaşantısı ve Mısır yıllarını kapsayan geniş bir üretim yelpazesini bir araya getiriyor. Işığın ve açık hava resminin öncüsü kabul edilen paşanın peyzajdan portreye uzanan ustalığı, arşiv belgeleri, kişisel eşyalar ve desen defterleriyle desteklenerek belgesel tadında sunuluyor.
Havva Kılıçbay – “Sessizliği Dinle”
Mekan: Haliç Sanat 1
Tarih: 19 Temmuz 2026’ya kadar
Dioramayı yalnızca bir modelleme sanatı olmanın ötesine taşıyarak derin bir anlatı dili haline getiren “Sessizliği Dinle” sergisinde, sanatçı Havva Kılıçbay kayıp, yalnızlık ve terk edilmişlik gibi evrensel duyguları milimetrik detaylarla örülmüş sahnelerin içine hapsediyor. Harabe bir evden tozlu yazar odalarına, boş bir gelinliğin hüznünden metruk köşelere kadar uzanan bu mikro evren, zamanın donmuş anlarını yeniden gün yüzüne çıkarıyor. “Bakmak yetmez, hissetmek için durmak gerekir” felsefesiyle şekillenen seçki, izleyiciyi görsel bir şölenin ötesinde kendi hafızasıyla yüzleşeceği, sessiz ve derin bir karşılaşma alanına davet ediyor. Bu sergiyi gezdikten sonra Haliç Sanat 2’de Çağla Celayir’in “Topraklama”; Haliç Sanat 3’te Emine Navruz’un “Tavşan Deliği” isimli sergilerini de ziyaret edebilirsiniz.
Hera Büyüktaşcıyan – “Hayalet Kuartet”
Tarih: 30 Ağustos 2026’ya kadar
Mekan: Arter
Hera Büyüktaşcıyan’ın “Hayalet Kuartet” sergisi, sanatçının yeni üretimlerini Arter Koleksiyonu’ndaki erken dönem yapıtlarıyla birleştirerek bellek ve mekân üzerine derin bir sorgulama sunuyor. Tıp literatüründeki “hayalet uzuv” kavramından esinlenen sergi; Kurtuluş ve Tarlabaşı hattındaki kentsel kırılmaları düşsel manzaralarla harmanlıyor. Nekropol, Avlu, Cadde ve Bakış adlı dört bölümden oluşan yapı; ateş, hava, su ve toprak elementleri üzerinden farklı zamansallıkları birbirine teyelliyor. Malzemelerin dokusu ve sesin gücüyle şekillenen bu duyumsama alanı, izleyiciyi toplumsal hafızanın izinde varlık ve yokluk gibi temel ikiliklerle yüzleştirerek algılanan dünyanın ötesini keşfetmeye çağırıyor.
Margaret R. Thompson – “Temenos: İç Deniz”
Tarih: 30 Ağustos 2026’ya kadar
Mekan:Zeyrek Çinili Hamam
Zeyrek Çinili Hamam’ın Bizans sarnıcında yankı bulan “Temenos: İç Deniz”, Margaret R. Thompson’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olarak sanatseverlerle buluşuyor. Anlam de Coster küratörlüğündeki bu mekâna özgü seçki; tuval ve ipek resimleri, koku ve ses çalışmalarıyla bütünleştiriyor. Kutsal sığınak anlamına gelen temenos kavramından yola çıkan sanatçı, sarnıcı hem kolektif belleğin hem de bilinçdışının simgesi olan bir iç deniz olarak kurguluyor. Hamamın arındırıcı atmosferini yeraltının mistik sularıyla birleştiren sergi, izleyiciyi yüzeyin altındaki derin zamanı, kökenleri ve ruhsal dönüşümü keşfedeceği simyevi bir yolculuğa çıkarıyor.
Türk popunun dev ismi Kenan Doğulu, en popüler şarkılarını görkemli bir senfonik düzenlemeyle hayranlarının beğenisine sunuyor. Maestro Antonio Pirolli yönetimindeki 88 kişilik dev orkestranın eşlik ettiği Symphonity projesi, pop müziğin dinamizmini klasik müzik ile buluşturuyor. Güçlü repertuvarı ve büyüleyici sahne atmosferiyle dikkat çeken bu özel performans, dinleyicilere alışılmışın dışında, epik bir müzik ziyafeti vadediyor.
Indie müziğin büyüleyici sesi Mitski, şubat sonunda dinleyicisiyle buluşan sekizinci stüdyo albümü “Nothing’s About to Happen to Me”nin turnesi kapsamında İstanbul’a konuk oluyor. Art pop’tan folk tınılarına uzanan geniş bir müzikal yelpazede kalem oynatan sanatçı; yalnızlık ve aidiyet gibi derin temaları kültürel derinliğiyle harmanlıyor. Mitski, altın plak ödüllü hitleri ve Rolling Stone gibi prestijli mecraların övgüsünü alan güçlü performansıyla baharı Indie ezgileriyle selamlamaya hazırlanıyor.
Crossover piyano müziğinin dünyaca ünlü ismi Maksim, milyonlarca satışa ulaşan kariyerinin en yeni halkası SEGMENTI World Tour ile şehre konuk oluyor. Klasik müziğin disiplinini modern rock enerjisi ve sinematik bir görsel şölenle harmanlayan sanatçı, Chopin ve Tchaikovsky gibi devlerin eserlerini Queen ve ABBA klasikleriyle aynı potada eritiyor. On ikinci stüdyo albümünden parçaların yanı sıra “Pirates of the Caribbean” ve “Game of Thrones” gibi ikonik performanslarını da sergileyecek olan Maksim, dinleyicilerine yüksek enerjili ve türler arası sınırları yıkan unutulmaz bir müzik deneyimi vadediyor.
Türk pop müziğinin enerjisi ve sahne şovlarıyla geniş kitleleri peşinden sürükleyen ismi Edis, büyüleyici performansıyla Harbiye Açıkhava sahnesine konuk oluyor. Liste başı olan hit şarkıları, etkileyici dans koreografileri ve modern görsel prodüksiyonuyla tanınan sanatçı, dinleyicilerine tam anlamıyla bir müzik şöleni vadediyor.
Türk pop müziğinin dev ismi Sertab Erener, 2026 yılının İstanbul’daki bu ilk performansıyla hayranlarını selamlamaya hazırlanıyor. Şehirdeki sessizliğini geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana koruyan sanatçı, bu özel buluşma için hem görsel dünyasını hem de repertuvarını tamamen yeniledi. Sahnede sürpriz konukların da kendisine eşlik edeceği bu konser, iş birlikleriyle zenginleşen dinamik bir atmosfer sunacak. Erener’in güçlü yorumunu modern sahne tasarımlarıyla birleştiren bu gece, müzikseverler için yılın en görkemli ve merakla beklenen etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor.