Sürdürülebilirlik, moda dünyasının en çok konuşulan konularından biriyken kozmetik sektörünün bu alana kayıtsız kalması imkânsız. Birçok makyaj ve bakım markası karbon ayak izlerini ve atıklarını azaltmak için çalışmalar yapmaya başlamış durumda. Çevre dostu bir vizyonla oluşturulan markaların sayısı gün geçtikçe artarken bu akıma parfümeri de kayıtsız kalamıyor.

Sürdürülebilirlikle birlikte hayatımıza giren “clean beauty” anlayışı, parfüm formüllerine doğrudan etkili. Korku pazarlamasından faydalanan temiz güzellik, “doğal” etiketli ürünleri iyi olarak lanse ederken kimyasal kelimesine karşı bir yabancılaştırma oluşturuyor. Kazandırılan kötü şöhretle birlikte ortaya çıkan kemofobi, natürel iyi, sentetik kötü bakışına sebep olurken söz konusu parfümeri olduğunda işler biraz daha karmaşıklaşıyor.

Natürel vs. sentetik ikilemi koku dünyasının gri bölgesi diyebiliriz. Natürel parfümler doğadan elde edilen içeriklerle, sentetikler ise laboratuvar ortamında üretiliyor. Ancak modern parfümeri natürel ve sentetik bileşenlerin etkileşimi üzerine kurulu. Hatta öyle ki, bazı natürel notaların elde edilmesi, işin içine sentetiklerin girmesiyle mümkün olabiliyor. Bazı doğal içerikli parfümlerde sentetik oranı yüzde 70’e kadar bile çıkabiliyor.

image 48

2021’nin sonlarına doğru laboratuvar çıkışlı maddeler konusunda daha şeffaf bir tavır takınan markalar, “sentetik yeniden cool olabilir mi” dedirtiyor. Parfümeri sektörünün yeni bakış açısı, laboratuvar çıkışlı içerikler üzerindeki kötü etiketi koparıp atmanıza yardımcı oluyor. Örneğin ikonik kokuevi Frederic Malle’in son parfümlerinden Synthetic Jungle, adı üstünde bu anlayışa bir tepki olarak oluşturulmuş. Dikkatle kurgulanmış bir sentetik kokteyli olan bu parfüm, ortaya çıkış süreciyle ironi yaratacak şekilde doğanın ferah ve çekici koku harmonisini bir şişede buluşturuyor.

Laboratuvar ve parfümerinin kusursuz birleşimini sergileyen kokuevi Escentric Molecules ise aroma-moleküllerden oluşan modern ve minimalist notalarla sentetikleri kucaklıyor. Marka, parfümeriyi bir kimya sanatı olarak ele alıyor. Kreatif direktör Paul White, Escentric Molecules’ün vizyonunu kimya, bilim ve teknolojinin yönlendirdiğini belirtirken 2006 yılında çıkış yapan marka, koku sektöründe yepyeni bir sayfa açıyor.

Öncelikle, laboratuvarda tasarlanan içerikler doğal paydaşlarına göre daha yoğun ve güçlü bir karaktere sahip. Aynı zamanda sentetik kokuların raf ömrü, natürel kokulara göre daha uzun. Doğal bileşenlerden oluşan parfümler 1-2 yıl dayanabilirken bu süre sentetik parfümler için 5 yıla kadar çıkabiliyor. Ayrıca sentetik parfüm, yoğunluğunu ve aromasını daha iyi bir şekilde koruyor. Laboratuvar yapımı notalarla daha maceracı, yeni, olfaktif koku aileleri elde etmek de mümkün.