Bir Asır Pedal Çevirmek: Fransa Bisiklet Turu’nun Tarihi

Dünyanın en eski ve en prestijli bisiklet yarışması Tour de France, 109. senesi olan bu sene bir ilk olarak Danimarka’da başladı.

 Fotoğraf: Ashley Gruber & Jered Gruber

Fransa Bisiklet Turu, 1903’te Fransız gazetesi L’Auto’nun editörü Henri Desgrange ve bisiklet muhabiri George Lefèvre tarafından gazetenin tirajını artırmak için düzenlendi. O zamandan bu yana, dünya savaşları haricinde her sene düzenlenen bisiklet turunun ilk kafilesi Paris’ten yola çıkmış, Marsilya, Toulouse, Bordeaux ve Nantes’e uğrayarak Paris’e dönmüştü. O sene Fransa Bisiklet Turu’nun ilk galibi Maurica Garin oldu, fakat 20.000 Parislinin izlediği turun tek kazananı yoktu ve iyi haberler şöyleydi: L’Auto’nun tirajı yarışla birlikte dört katına çıktı, Fransız gazeteciler amaçlarına ulaştı, öte yandan da dünyanın en köklü bisiklet turu doğdu. Ortaya çıkışından neredeyse bir asırdan fazla bir süre geçen Fransa Bisiklet Turu, bu yıl 109. defa düzenleniyor. 22 takımdan 176 bisikletçi, 3 hafta boyunca toplam 3 bin 328 kilometre pedal çevirmek için 1 Temmuz’da Danimarka’nın başkenti Kopenhag’dan yola çıktı.

L’Auto’ya manşetten giriş yapan Fransa Bisiklet Turu haberi ve 1903’te yarışçıların izleyeceği rotanın haritası. L’Auto, yayın hayatına bugün L’Equipe adıyla devam ediyor.

Bu sene ilk defa Danimarka’dan yola çıkan tur, şimdiye dek ilk üç etabını geride bıraktı. 21 etaptan oluşan turun ilk galibi Belçikalı bisikletçi Yves Lampert oldu. Kopenhag sınırlarında tamamlanan ilk etap yerini Roskilde ve Nyborg arasında gerçekleşecek ikinci etaba bıraktı, 202.2 kilometrelik bu parkurun kazananı ise Hollandalı bisikletçi Fabio Jakobsen’di. Danimarka’da düzenlenen son etap olan Vejle-Sønderborg rotasını ise Hollandalı Dylan Groenewegen birinci olarak tamamladı. Yarışın dördüncü etabı, 5 Temmuz Salı günü Fransa sınırlarına taşınarak Dunkerque ile Calais şehirleri arasında yapıldı. Büyük tur, 21 etabın tamamlanmasının ardından 24 Temmuz’da Paris’te tamamlanacak. Bisikletçiler tur boyunca Belçika ve İsviçre topraklarından da geçecek.

Turun 2022 Rotası

“3. etaptaki galibiyetiyle Dylan Groenewegen, Fransa Bisiklet Turu’nda beşinci etap zaferine ulaşmış oldu. Hollandalı bisikletçi, ‘Fotofiniş anı çok güzel. Yaşadıklarımın fiziksel zorluğu yoktu. Mental olarak ise elbette çok zorluydu. Özellikle onca yaşanan şeylerden sonra çok zordu. Buradaki etap zaferimi, eşime ve oğluma armağan ediyorum. Benim için anlamı çok büyük’ diyerek etap sonunda duygularını dile getirdi.”

Bir İkon: Sarı Mayo

Bu turun rengi olan sarı mayo, turu takip eden izleyicilerin lideri kolayca ayırt edebilmesi için hayata geçirilmiş. Henri Desgrange’nin fikri olan mayo, rengini gazetenin sarı sayfalarından alıyor. “Maillot jaune” olarak da adlandırılan sarı mayo, tüm turu en kısa sürede tamamlayarak genel klasman liderliğini üstlenen bisikletçiye giydiriliyor.

Turda yeşil, puantiye ve beyaz olmak üzere üç kategoride daha mayo bulunuyor. Yeşil mayoyu klasman liderinin sırtında görüyoruz. Bu mayoya sponsor olan ilk firma, bir çim biçme üreticisiymiş, mayonun rengi de buradan geliyor. Puantiye mayo, etaplardaki tırmanışları en iyi şekilde tamamlayarak en fazla puanı toplayan bisikletçinin oluyor. Dağlık etapları en iyi şekilde tamamlayan bisikletçiye giydirilen bu mayo, ilk olarak 1975’te ortaya çıkmıştı. Mayonun puantiyeleri, ilk sponsor olan çikolata üreticisi bir markanın ambalajlarındaki kırmızı beyaz noktalardan geliyor. Beyaz mayo ise 1975’ten beri turu en kısa sürede tamamlayan 25 yaş altı bisikletçilere giydiriliyor.

21 etap içerisinde 6 düzlük, 6 dağ ve 7 tepenin aşılacağı turun en yüksek rakımlı parkuru, 11. etapta tırmanılacak 2 bin 642 metrelik Col du Galibier olacak. Rotalar arasında Vosges Dağları, Pireneler ve Alpler de yer alıyor. Toplamda 2,3 milyon euro para ödülünün dağıtılacağı 2022 Fransa Turu’nun genel klasman şampiyonu 500 bin euro para ödülünün sahibi olacak.

Fransa Turu, yarışlardan fotoğrafları “Tu ne rouleras jamais seul!” (Asla yalnız sürmeyeceksin) diyerek paylaşıyor. Her ne kadar bireysel bir spor gibi görünse de hem takım halinde ilerleyen hem de başka başka şehirlerin insanlarını yol kenarlarında bir araya getiren, dünyanın en köklü bisiklet turuyla ilgili bu yazıyı, Ernest Hemingway’in sözleriyle noktalıyoruz: “Bir ülkenin kıvrımlarını en iyi bisikletle öğrenirsiniz. Tepeleri inerken ve çıkarken pedal çevirip terinizi akıttığınız için, onları olduğu gibi hatırlarsınız. Oysa motorlu bir araçla giderken sadece yüksek tepelerin farkına varabilirsiniz. Dolayısıyla üzerinden geçtiğiniz toprakları bisikletle olduğu kadar iyi hatırlayamazsınız.” (Bisikletle anı biriktirmeyi sevenlerdenseniz Gökhan Kutluer’in Saatolog 2020-21 sayısı için yazdığı bisiklet yazısını buradan okuyabilirsiniz.)