Saatçiliğin Oscar’ı GPHG’nin her yıl dünyanın farklı şehirlerinde düzenlediği sergisi bu yıl ilk defa İstanbul’da. GPHG Vakıf Başkanı Raymond Loretan ile sergi öncesinde bir araya gelerek yüksek saatçilik dünyasını konuştuk.

Yüksek saatçilik dünyası her sene kasım ayında heyecan dolu bir geceye ev sahipliği yapıyor: GPHG Ödül Töreni. Saatçiliğin kalbi Cenevre’de düzenlenen bu büyük gecede bağımsız saatçilerden köklü markalara, o sene tanıtılan en iyi modeller GPHG Akademisi tarafından seçilerek ödüllendiriliyor.

GPHG 2025’te 57 markanın 90 saati, GPHG ödülleri için yarışıyor. Büyük ödül gecesi 13 Kasım’da Cenevre’de düzenlenecek fakat saatlerin yer aldığı GPHG sergisi bu yıl bir ilk olarak 15-20 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da, Vakko Hotel Sumahan Bosphorus’da saat meraklılarıyla buluşuyor. Sergi için İstanbul’a gelen GPHG Vakıf Başkanı Raymond Loretan ile İstanbul Boğazı’nın kıyısında gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbette farklı kültürler arasında bir köprü kuran saat dünyasını konuştuk.

Raymond Loretan ile GPHG Özel Röportajı

Saat dünyasıyla yolunuz nasıl kesişti?

Saatlerle olan bağım gençlik yıllarıma dayanıyor. Babam 1970’lerde, yıllar önce ilk birikimiyle aldığı kol saatini bana hediye etmişti. O saat benim için anıları saklayan, anlamlı bir eşya haline geldi. Yıllar sonra aynı saati ben de oğluma verdim. Saatlerle ikinci önemli karşılaşmam ise 1990’ların sonlarına, Singapur’da İsviçre Büyükelçisi olduğum döneme denk geliyor. O zamanlar İsviçreli saat markaları Asya genelinde peş peşe butikler açıyordu. Markaların CEO’ları, distribütörleri ve koleksiyonerlerle çok vakit geçirdim. Saatçiliğin İsviçre için sadece bir endüstri değil, aynı zamanda dünyayla paylaşılan kültürel ve duygusal bir dil olduğunu fark ettim o dönem. Bugün görüyorum ki, saatçilik kuşakların ve milletlerin ötesine geçiyor çünkü insana özgü çok derin bir şeye hitap ediyor: Zamana anlam katma arzusuna.

GPHG’nin genel seçim süreci nasıl işliyor? Hangi kriterlere göre ekleniyor saatler?

Saatçilik dünyasının en tarafsız ve şeffaf sistemlerinden birini yürütüyoruz GPHG çatısı altında. Üç aşamalı bir sistemle ilerliyoruz. Her marka yarışmaya saatlerini aday gösterebiliyor. Başvurular 1.000’den daha fazla üyesi olan GPHG Akademisi tarafından değerlendiriliyor. Üyeler arasında saat ustaları, zanaatkârlar, koleksiyonerler, gazeteciler, tasarımcılar ve hatta amatör saat meraklıları da var.

İlk aşama olan dijital oylamada, yüzlerce başvuru arasından 15 kategoride 90 saat modeli ön seçime alınıyor. Daha sonra 30 kişilik bir jüri oluşturuluyor. Bu jürinin yarısı Jüri Başkanı tarafından, diğer yarısı ise Akademi üyeleri arasından rastgele seçiliyor. Üyeler Cenevre’de bir araya gelerek ön seçime katılan 90 saati inceleyip noter gözetiminde gizli oyla değerlendirme yapıyor. Son aşamada ise üyeler yeniden oylama yaparak nihai sonuca katkıda bulunuyor. Sonucun üçte ikisini jüri oyları, üçte birini ise GPHG Akademisi’nin oyları belirliyor. Uzman değerlendirmesinin ve demokratik katılımın olduğu bu sistemde tarafsızlık ve adalet güvence altına alınmış olunuyor böylece.