Ermitaj Müzesi’nin Pavilion Salonu’nda sergilenen Tavus Kuşu Saati, altın kaplama figürleri ve mekanik harikasıyla bir imparatorluğun ihtişamının sembolü!

II. Katerina… Nam-ı diğer Büyük Katerina… Kelimelerle devleti, bakışlarıyla kıtayı yöneten kadın. Akılla arzunun, disiplinle tutkunun sınırında yürürken, tacından çok ifadesiyle iktidar kurdu. Gülümsemesinde diplomasi, suskunluğunda ihtilal gizliydi…

tavuskusu saati 01
The State Hermitage Museum, St. Petersburg
Photograph © The State Hermitage Museum / photo by Pavel Demidov, Vladimir Terebenin, Leonard Kheifets, Yuri Molodkovets, Alexander Koksharov.

İMPARATORLUĞUN SANAT HAZİNESİNİN İNCİSİ

18. yüzyılın sonlarında, Rus İmparatoriçesi II. Katerina’nın görkemli sarayında bir söylenti dolaşıyordu: Eşi benzeri görülmemiş mekanik bir şaheser saraya getirtilmişti. Bu, altın yapraklar ve kuşlarla bezeli, mücevher gibi işlenmiş bir tavus kuşu saatiydi. Saatin yaratıcısı, Londra’nın ünlü saat ve mücevhercisi James Cox’tu. Cox, 18. yüzyılın seçkin mekanik ustalarından biriydi ve yaptığı görkemli otomatonlar Avrupa’dan Asya’ya ün salmıştı. Tavus Kuşu Saati’nin yapımı 1760’ların sonunda İngiltere’de başladı, 1770’lerde tamamlandı. Bu ihtişamlı eser, dönemin güçlü devlet adamı Prens Grigori Potemkin tarafından Rusya’ya getirildi. Potemkin, bu saati bir armağan olarak sevgilisi ve hükümdarı Büyük Katerina’ya sunmak istiyordu.

tavuskusu saati 10
The State Hermitage Museum, St. Petersburg
Photograph © The State Hermitage Museum / photo by Pavel Demidov, Vladimir Terebenin, Leonard Kheifets, Yuri Molodkovets, Alexander Koksharov.

Saatin kurulumu ve çalıştırılması için Rus mucit İvan Petrovich Kulibin görevlendirildi. Ünlü saat ustası Kulibin’in, bu muazzam mekanizmayı çalıştırması yaklaşık üç yıl sürdü; nihayet 1794’te saat çalışır haldeydi. Ne var ki, onu şehre getiren Prens Potemkin’in ömrü saatin çalışmasını görmeye yetmeyecekti. Katerina, bu eşsiz eseri himayesine aldı. 1797’de Tavus Kuşu Saati, Potemkin’in sarayı olan Tavriçeski (Tavrichesky) Sarayı’ndan alındı, Ermitage’ın Küçük Ermitaj binasındaki özel bir salona taşındı. O günden itibaren bu saat, imparatorluğun sanat hazinelerinin incilerinden biri olarak hep göz önünde oldu.