Dünyanın en meşhur dedektifi Sherlock Holmes’un yazarı Sir Arthur Conan Doyle, Montblanc’ın bu seneki “Yazarlar Serisi”ne konuk oldu.
Bir yazarı yâd etmenin en şık yollarından biri, adını bir dolmakalemde yaşatmak olmalı; ki Montblanc, 1992’den bu yana ürettiği “Yazarlar Serisi” koleksiyonunda adını aldığı yazarın karakteristik özellikleriyle tasarladığı kalemlerle bunu yapıyor. Seri, 1992’de Hemingway adına üretilen bir kalemle başlamıştı. O yıldan bu yana her sene üretilen modeller için saymakla bitmez desek yeridir, fakat ben favori kalemim olan Cervantes edisyonundan bir parça söz etmekte beis görmüyorum: Modelin gövde ve klips şekli Don Kişot’un yeldeğirmenlerinden esinlenerek tasarlanmıştı. Don Kişot’un hayalperest ruhunu kalemin gövdesinde tam anlamıyla hissediliyordu.
Bu senenin Sir Arthur Conan Doyle serisi de Sherlock Holmes severleri sevindirecek gibi görünüyor. Bu kalemlerin izini sürmeye Holmes’un cümleleriyle başlayalım:
“Oyun başlıyor. Tek kelime etmek yok!”
Sir Arthur Conan Doyle Koleksiyonu, dedektif Sherlock Holmes’un esrarengiz hikâyelerinden ve yazarının yaşam öyküsünden ilhamla tasarlanmış. Koleksiyon dört parçadan oluşuyor, her parçanın klipsinde bir dedektifin ve tabii Sherlock Holmes’un olmazsa olmazı olan büyüteç ve yazarın sureti yer alıyor. Ayrıca her modelin ucunda ilham aldıkları hikâyelerden motifler de görülüyor.
Sir Arthur Conan Doyle’a adanan bu koleksiyonun tamamlanması için Londra sokaklarını gösteren bir harita da eklenmiş. Peki, koleksiyondaki yazarın imzasını taşıyan kadifeden yapılmış defter ve cam mürekkep hokkasında yer alan kırmızı mürekkebin ilham kaynağı hakkında ne düşünüyorsunuz? Holmes hayranları için bunun çözmesi zor bir gizem olmadığını sanıyorum ve ilk Sherlock Holmes romanı Kızıl Dosya dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Kalemlerden birkaçına daha detaylı göz atalım.










