Süper Max

2021 Formula 1 sezonu inanılmaz bir finalle perde indirdi. Max Verstappen-Lewis Hamilton rekabeti ise uzun yıllar hatırlanacak…

Formula 1’in yeni sezonu başlarken akıllarda birçok soru işareti vardı. Lewis Hamilton’ın Michael Schumacher’le paylaştığı yedi şampiyonluk rekorunu tek başına alıp alamayacağı da bunların başında geliyordu. 2014’te Mercedes koltuğundaki şampiyonluk serisine başlayan Britanyalı süper yıldız, aşağı yukarı tüm önemli rekorları eline geçirmişti ama “en büyük” şeklinde anılmak için neye ihtiyacı olduğunun herkes farkındaydı. Gittikçe artan Red Bull ve Max Verstappen tehdidi bu rekorun önündeki en büyük engeldi. Geride kalan iki sezonda iki Mercedes’in arkasında üçüncü olan ve gözle görülür şekilde daha yavaş olan aracıyla yarışlar kazanmayı başaran Hollandalı süper yetenek, artık şampiyonluk için kapıyı çalmaya başlamıştı. Kariyeri boyunca; Fernando Alonso, Kimi Raikkonen, Jenson Button, Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Sebastian Vettel ve Nico Rosberg gibi büyük pilotlarla mücadele eden Hamilton’ı yine sert bir düello bekliyordu.

Yine de geçtiğimiz pazar günü nefesimiz kesilerek izlediğimiz sezon finalini ve şampiyonluk mücadelesinin değil son yarışa, son tura kalacağını kestirmek için kâhin olmak gerekliydi. Zira dominant Mercedes’inin direksiyonunda, Hamilton’ın sezona yaptığı güçlü başlangıç bilindik manzaraydı. Max Verstappen bu şartlar altında çoğunlukla en hızlı ikinci, kimi zaman da birinci olmayı başarması dahi büyük haber değeri taşıyordu. Zira Hollandalı pilot bu kez Mercedes’in ikinci pilotu Valtteri Bottas’ın önüne istikrarlı şekilde geçmeyi başarıyordu. Geride kalan iki sezonda klasmanda geçildiği Bottas’ı bir nevi devreden çıkaran Max, nefesini her anlamda Hamilton’ın ensesinde hissettirmeye başlamıştı. Verstappen’in lastiğinin patladığı, Hamilton’ın ise yanlış düğmeye bastığı için direksiyonunu kilitleyerek önemli sıra kaybettiği Azerbaycan Grand Prix’siyle momentum bir parça değişecekti.

Tarihi yarış sonrası Hamilton

Ardından yakaladığı üç yarışlık bir galibiyet serisiyle çıkışa geçen Max Verstappen’in ivmesi Silverstone’un Copse virajında Hamilton ile yaşadığı temasla kaza yapıp yarış dışı kalmasıyla yeniden kırıldı. İki pilotun ikonik Monza pistinde birbirine girişi ve devamında diskalifiye oluşları da rekabetin iyiden iyiye yoğunlaştığına delaletti. Aracının kokpit bölümünü kapatan “Halo” isimli parça sayesinde ölümden dönen Britanyalı yıldız, şoku üstünden çabucak atacak ve Sochi’de yine podyumun zirvesine çıkacaktı. Austin’deki ABD Grand Prix’sinin antrenman turlarında yaşanan gerginlik sonrası, Verstappen’in telsizden Hamilton’a “aptal” deyişi ve orta parmak gösterişi tansiyonu ayyuka çıkarmıştı. Netflix’in meşhur “Drive to Survive” belgeseline bolca drama malzemesi çıkaracak tarihi bir şampiyonluk mücadelesi izliyorduk.

Her ne kadar inisiyatif bir vadede Verstappen’in eline geçtiyse de Hamilton’ın tecrübesini ve baskı altında büyük işler yapabilme becerisini hafife almamak gerekiyordu. Zira inişler çıkışlar, güç ünitesi değişimleri, alınan grid cezalarına rağmen hasarsız biten yarışlar derken iki sporcuyu birbirinden ayıran fazla bir şey yoktu. Brezilya, Katar ve Suudi Arabistan’da ilk sıraları alan Hamilton, sezonun son durağına Verstappen’le aynı puanda gelmeyi başarmıştı. Üstelik araçta yapılan son değişiklikler sonrası şampiyonluk yolundaki rakibinden daha hızlı görünüyordu.

Formula 1’de sadece turbo hibrit çağının değil, tüm zamanların en heyecan verici mücadelelerinden biri sona yaklaşıyordu ve normal olarak akla gelen birkaç emsal sezon finali vardı. Hamilton’ın Felipe Massa’yı yıktığı 2008 Brezilya Grand Prix’si, Niki Lauda ve James Hunt’ın filmlere konu olan rekabetinin en sıcak anlarından 1976 Japonya Grand Prix’si ya da 1994 Avustralya Grand Prix’sinde Schumacher ve Damon Hill’in tartışmalı düellosu unutulacak örnekler değildi. İki pilotun 369.5 puanla geldiği Abu Dabi’de daha iyisini dahi görebilirdik.

Verstappen’in müthiş bir turla pole pozisyonunu aldığı yılın son Grand Prix’sinde, Hamilton daha iyi kalkarak ilk sırayı ele geçirdi. Kısa süre sonra yaşanan ikili temasla pist dışına çıkan ama bunun avantajını kullanıp dışarıdan lider dönen Britanyalı, daha hızlı göründüğü şampiyonluk rakibi önünde avantajlı konumu elde etmişti. Pit stop’lar sonrası takım arkadaşı Sergio Perez’in Hamilton’ı bir süre arkasında tutup yavaşlatmasını fırsat bilip ona yaklaşsa da, Verstappen’in temposu kazanmak için yeterli görünmüyordu. Ancak kurgulanmışçasına inanılmaz anlarla dolu şampiyonluk yarışı henüz bitmemişti.

Bitişe altı tur kala Mick Schumacher ile girdiği çekişme esnasında bariyerlere çarpan iddiasız Williams pilotu Nicholas Latifi, piste güvenlik aracının girmesine ve 10 saniye üstünde seyreden Hamilton-Verstappen farkının erimesine neden oldu. Bu sırada pit alanına dönüp lastik değiştiren ve yarış tekrar başladığında Hamilton’a atak yapacak pozisyona gelen Verstappen’in gerçekçi bir şansı olmuştu. Nitekim Hollandalı pilot, şampiyonu belirleyecek son tur için işaret verildiğinde avantajını kullandı ve önce Hamilton’ı geçip ardından yerini savunmayı başardı. Damalı bayrak sallandığında, Formula 1’in yepyeni bir şampiyonu vardı.

Kalp çarpıntıları eşliğinde takip edilen 2021 Formula 1 sezonu böylece tartışmalarla sona erdi. Mercedes, takım patronu Toto Wolff önderliğinde yarışın son bölümündeki yönetimsel kararlara itiraz etse de sonuç değişmedi. Böylece Sir Lewis Hamilton, sekizinci şampiyonluk ve sporunun en büyük rekoruna sahip olmak için beklemek durumunda kalacaktı. Formula 1’deki yedinci sezonunda, sadece 24 yaşında dünya şampiyonu olan Max Verstappen ise müthiş doğal yeteneğini tecrübe ve doğru karar mekanizmasıyla harmanladığında neler yapabileceğini tüm dünyaya kanıtlıyordu. Artık, 2022’yi ve iki müthiş pilotun pistte yeniden karşı karşıya geldiği anı iple çekme zamanıydı.