Serin ve soğuk Londra’nın sokaklarını yaklaşan yazla birlikte doyasıya keşfetmek isteyenler uzun bir hafta sonu tatiline yön verecek bu mini rehberin izini sürebilir.

Kısa Süreli Seyahatler için Londra Rehberi

KEŞİF

The British Museum

Dünyanın en büyük ve en ünlü müzelerinden biri olan The British Museum, insanlık tarihine, sanatına ve kültürüne ait milyonlarca eseri barındırır. 1753 yılında kurulan müzenin koleksiyonunda Antik Mısır, Antik Yunan, Roma, Mezopotamya, Asya ve Afrika uygarlıklarına ait çok önemli eserler yer alır. Mısır mumyaları, bir zamanlar Atina’daki Partenon Tapınağı’nı süsleyen Elgin Mermerleri ve bilim insanlarının Mısır hiyerogliflerini çözmesini sağlayan Rosetta Taşı gibi hazinelere ev sahipliği yapan müzeye giriş ücretsiz.

londra rehberi british
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Tate Modern

Londra’daki en ünlü çağdaş sanat müzelerinden biri. Thames Nehri kıyısında, eski bir elektrik santralinin dönüştürülmesiyle 2000 yılında açılan müzede resim, sanat, enstalasyon, fotoğraf, video sanatı ve heykel koleksiyonları sergileniyor. Claude Monet’den Pablo Picasso ve Andy Warhol’a pek çok sanatçının işlerini görmek mümkün. Müzenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, yerden yaklaşık 26 metre yükseklikte, devasa boyuttaki Turbine Hall alanı. Burada genellikle çok büyük ölçekli sanat enstalasyonları sergileniyor.

londra rehberi tate
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Victoria and Albert Museum

Dünyanın en büyük dekoratif sanatlar, tasarım ve moda müzelerinden biri. Adını Queen Victoria ve eşi Prince Albert’tan alan müze, insan yaratıcılığının 5000 yılı aşkın tarihini kutlayan bir kurum. Moda ve kostüm koleksiyonları, mücevherler, heykeller, mobilyalar, seramik ve cam eserler, fotoğraf ve tekstil koleksiyonları, tarihi el yazmaları ve dekoratif sanat eserleri arasında en ünlüleri dünyanın en eski halısı Ardabil Carpet ve Kraliçe Victoria’nın safir ve elmas tacı. Günde üç kez düzenlenen ücretsiz turlara katılabilirsiniz.

londra rehberi JVictoria and Albert
Hızlandırılmış Londra Rehberi

St. James’s Park

Buckingham Sarayı yakınındaki bu Londra hazinesi, Kraliyet Parkları’nın en eskisi. Bir zamanlar Henry VIII’in burada geyik avladığı ve burayı bir avlanma rezervi olarak kullandığı biliniyor. Şehrin simgelerinden Hyde Park’a göre daha küçük ve gezmesi daha kolay. Ortasında büyük de bir göl bulunan parkın pelikanları ve yeşil papağanları dünyaca ünlü. Köprülerinden Buckingham Sarayı’nın en güzel manzaralarının görüldüğü parkta yürüyüşe çıkmak, piknik yapmak ve fotoğraf çekmek büyük keyif.

londra rehberi st james
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Beş Çayı

İngilizlerin meşhur “Beş çayı” genellikle üç katlı bir servis anlamına gelir: Tuzlu mini sandviçler, çörekler (scone), kaymak benzeri krema (clotted cream) ve reçel. Ayrıca tatlı hamur işleri ve porselen ya da gümüş bir çaydanlıkta demlenen çay. Bu geleneksel İngiliz çay seremonisini yaşamak isterseniz The Ritz London veya Fortnum & Mason’da yerinizi ayırtabilirsiniz.

londra rehberi cay
Hızlandırılmış Londra Rehberi

The London Eye

2000’de açılışı yapılan London Eye, şehrin merkezinde, Thames Nehri kıyısında bulunan dev bir dönme dolap. 135 metre yüksekliğiyle Avrupa’nın en büyük dönme dolaplarından biri olarak anılıyor. Her kapsül yavaşça dönerek ziyaretçilere şehrin 360 derece manzarasını sunuyor. Buradan özellikle şu önemli yerler görülebilir: Big Ben ve Palace of Westminster, Thames River, St. Paul’s Cathedral. Tur yaklaşık 30 dakika sürüyor ve özellikle günbatımında ya da gece ışıklarıyla birlikte oldukça popüler bir deneyim oluşturuyor.

londra rehberi london eye
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Covent Garden

“My Fair Lady” filmiyle ünlenen, Soho ve Chinatown’ın doğusunda, Bloomsbury’nin güneyinde yer alan Covent Garden, sokak sanatçılarının ve büyük West End tiyatro gösterilerinin merkezi olarak şehrin en renkli ve entelektüel semtlerinden biri. Eskiden bir manastırın (Covent Garden) bahçesi olan alan, daha sonra meyve-sebze pazarı olarak kullanılmış ve uzun süre Londra’nın en önemli ticaret noktalarından biri olmuştur. Bugün ise bu eski pazar binası korunarak modern bir yaşam ve eğlence merkezine dönüştürüldü. Covent Garden, sokak sanatçıları ve canlı performanslar, butikler, hediyelik eşya mağazaları ve restoranların yanı sıra Royal Opera House’a da ev sahipliği yapar.  

londra rehberi covent
Hızlandırılmış Londra Rehberi

ALIŞVERİŞ

Liberty

Liberty London, Londra’nın en ikonik mağazalarından biri. 1875’te Arthur Lasenby Liberty tarafından kurulan mağaza özellikle çiçek desenli kumaşları, tasarım ürünleri ve Tudor tarzı binasıyla ünlü. Bu yüzden birçok kişi Liberty’yi “alışveriş yapılacak bir müze” gibi görür. Özellikle “Tana Lawn” pamuk kumaşları moda dünyasında efsane kabul edilir. Niş parfümler, ev dekorasyonu ve aksesuarlarda kürasyon odaklı bir yaklaşımı vardır.

londra rehberi JLIBERTY
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Fortnum & Mason

Bu köklü ve prestijli lüks mağaza, özellikle gurme yiyecekler, çaylar, hediyelik sepetler ve İngiliz zarafetini temsil eden alışveriş deneyimiyle ünlü. Beş Çayı için kesinlikle doğru bir adres.

londra rehberi fortnum
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Shaun Leane

Heykelsi ve avangart tarzıyla tanınan bir mücevher tasarımcısı. Alexander McQueen ile yaptığı işbirlikleri sayesinde uluslararası üne kavuştu. Birlikte, moda, sanat ve giyilebilir heykel arasındaki sınırları bulanıklaştıran dramatik tasarımlar yarattılar. Selfridges içinde yer alan, dünyanın en prestijli lüks mücevher ve saat alanı “Wonder Room”da parçalarının sergilenmesi markanın üst düzey konumunu gösteriyor.

londra rehberi shaun
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Voyeurvoyeur

Londra’nın Shoreditch bölgesinde bulunan, çok markalı lüks moda ve yaşam tarzı mağazası. Hem yeni hem de köklü markaların özenle seçilmiş bir karışımını sergiliyor. Kat Qiu tarafından kurulan mağazada mimari ve iç tasarım başlı başına bir görsel deneyim. VoyeurVoyeur’da Rick Owens, Ann Demeulemeester, Jean Paul Gaultier, Mugler, Dries Van Noten ve Coperni gibi daha niş markalar bulunuyor.

Robert Kime

Diğer iç mekan dekoratörlerinden farklı olarak, antika ticareti, tekstil koleksiyonculuğu ve mekanları bulunduğu yere ve kullanım amacına uygun bir karakter yansıtacak şekilde düzenleme tutkusuyla bu meslekte saygınlık kazanan Robert Kime’ın Ebury Street’teki mağazası, evini antikalarla ve İngiliz tarzı dekoratif objelerle döşemek isteyenler için gerçek bir mabet.

londra rehberi ROBERT KIME
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Sign Of The Times

Chelsea’deki en ünlü lüks vintage ve “pre-loved” moda mağazalarından biri. Özellikle ikinci el ama çok iyi korunmuş Chanel, Hermès, Celine ve Bottega Veneta parçalarıyla tanınıyor. 1976’dan beri hizmet veren ve moda editörlerinin de favorisi olan mağaza, ikinci el kaliteli tasarımlar arayışındakilerin mutlaka uğraması gereken adreslerden.

Felt

Chelsea semtinde bulunan küçük ama çok karakterli bir mücevher ve obje mağazası. Özellikle vintage takılar, kostüm mücevherleri, eski gümüş parçalar ve eklektik dekoratif objeleriyle tanınıyor. Dükkânın atmosferi genelde “Aladdin’in mağarası” diye tarif ediliyor, yani her rafta keşfedilecek küçük hazineler var.

Maud and Mabel

Hampstead bölgesinde Karen Whiteley tarafından kurulan çok rafine bir çağdaş craft ve seramik galerisi. Özellikle Japon estetiğinden ilham alan sakin atmosferi, el yapımı seramikleri, ahşap objeleri, tekstilleri ve sanatçı üretimi parçalarıyla tanınır. “Gündelik kullanım için şiirsel objeler” fikri etrafında şekillenen mağazada evinize sanatsal bir dokunuş katacak kaliteli tasarımlar bulabilirsiniz.

londra rehberi MAUD AND MABEL
Hızlandırılmış Londra Rehberi

KONAKLAMA

Raffles London at the OWO

10 Downing Street’ten biraz ileride, Eski Savaş Bakanlığı’nın tarihi binasında hizmete giren oldukça yeni bir otel. 1906 tarihli “Edwardian Baroque” stili bina, yaklaşık 1,4 milyar sterlinlik restorasyon sonrası otele dönüştürüldü. 120 oda ve rezidans bölümlerinden oluşan Raffles London at the OWO, şehrin en iyilerinden biri olarak anılan Guerlain Spa’ya ve Michelin yıldızlı Japon şef Endo Kazutoshi’nin restoranı Kioku dahil dokuz restorana ev sahipliği yapıyor.

londra rehberi Raffles OWO
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Six Senses London

Geçtiğimiz günlerde açılışını kutlayan Six Senses London, wellness odaklı markanın Birleşik Krallık’taki ilk oteli. Londra’nın tarihi alışveriş merkezi Whiteleys’in binasının dönüşümüyle hayata geçirildi. Otelin en dikkat çekici yanı, klasik “lüks şehir oteli” anlayışından çok bir “urban wellness retreat” gibi tasarlanmış olması. Bu yüzden, 109 odası bulunan otelin spa’sı şehrin en iddialı adreslerinden. Bir longevity kliniği de barındıran spa’daki “Alchemy Bar” adlı botanical/wellness alanında kişiye özel herbal karışımlar hazırlanıyor.

londra rehberi SixSenses London
Hızlandırılmış Londra Rehberi

The Chancery Rosewood

Grosvenor Meydanı’ndaki eski ABD Büyükelçiliği bugünlerde muhteşem bir otel olarak hizmet veriyor. The Chancery Rosewood Londra’nın Mayfair bölgesindeki yeni otellerden ve şu anda şehirdeki en “fashion-meets-power-luxury” projelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Daha çok “private members club” havasındaki 144 odalı otel, New York’un efsane İtalyan restoran zinciri Carbone’ye de ev sahipliği yapıyor.

The Newman

Londra’da son dönemde açılan yeni nesil lüks butik otellerden biri. Çağdaş Art Deco stilini yansıtan proje, Beaumont, Goring ve Standard gibi önemli Londra otellerinden gelen bir ekip tarafından kuruldu. Toplamda 81 oda ve süiti bulunan The Newman’ın iç mekanları, Fitzrovia’nın bohem altın çağından ilham alan özel dokunuşlarla keskinleştirildi. Dekorasyonda ahşap tonları ön planda, bunlar parlak paslanmaz çelik detaylarla dengeleniyor. Bazı çağdaş parçalar dışında tüm mobilyalar özel üretim. The Newman’ın özellikle gençler tarafından tercih edilen Gambit Bar’ı, bir yeraltı gece kulübü olarak dikkat çekiyor ve satranç geceleriyle adından söz ettiriyor.

YEME İÇME

The Connaught Bar

The Connaught Bar, Londra’nın Mayfair bölgesindeki lüks The Connaught otelinin içinde yer alıyor ve dünyanın en prestijli kokteyl barlarından biri kabul ediliyor. Ödüllü David Collins Studio’nun imzasını taşıyan işletme, 1920’lerin İngiliz ve İrlanda Kübist sanatından ilham alan gümüş tonlu, Art Deco hissiyatlı bir iç mekana sahip. Şöhretini ise “Martini Trolley” deneyimine borçlu. Garsonlar özel bir martini arabasıyla masaya geliyor ve içkinizi sizin damak zevkinize göre hazırlıyor. Bitters seçimi, garnitür ve servis ritüeli tamamen kişiselleştiriliyor. Bu servis tarzı, barın imza deneyimi haline gelmiş durumda.

londra rehberi THE CONNAUGHT BAR
Hızlandırılmış Londra Rehberi

American Bar At The Savoy

Şehrin en ikonik kokteyl barlarından biri ve birçok kişiye göre dünyanın en tarihi otel barı. The Savoy otelinin içinde bulunan ve 1893’ten beri faaliyet gösteren American Bar at the Savoy, Ernest Hemingway ve Winston Churchill’in favori mekanı olarak da tarihin sayfalarında kendine yer buluyor. Londra’nın en uzun süre ayakta kalan kokteyl barında klasik imza kokteyllerin ve Negroni’nizin tadını çıkarın.

londra rehberi savoy 1
Hızlandırılmış Londra Rehberi

The Audley Public House

Mayfair’deki en “cool” mekanlardan. Klasik İngiliz pub kültürünü çağdaş sanat ve üst düzey tasarımla birleştiren The Audley Public House, özellikle Mount Street çevresindeki karakterli atmosferin önemli parçalarından biri haline geldi. 1888’de inşa edilen Viktorya dönemi binası, Artfarm ve Hauser & Wirth ekibi tarafından restore edildi. Tasarım stüdyosu Laplace, tarihi dokuyu korurken mekanı modern sanat eserleriyle yeniden yorumladı. En dikkat çeken detaylardan biri tavandaki dev Phyllida Barlow eseri—parlak pembe ve turuncu tonlu dramatik bir enstalasyon.

Leydi

Hyde Hotel içinde yer alan modern bir Türk restoranı. “Oklava” adlı restoranıyla uluslararası platformda adından başarıyla söz ettiren şef Selin Kiazim tarafından, İstanbul’un lokanta ve meyhane kültürünü Londra’ya modern bir yorumla taşıma amacıyla açıldı. Başarılı da oldu. Leydi’de açık tonlarda, özellikle pembe ve pastel “boho” tasarımıyla dikkat çeken dekorasyon şık ama rahat bir otel restoranı hissiyatı verirken, lahmacun, pide, meze ve zeytinyağlılar gibi Türk mutfağının ünlü lezzetleri modern yorumlarıyla servis ediliyor.

londra rehberi LEYDI
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Ma/Na

Londra’da 2026’nın en çok konuşulan açılışlarından biri. Mayfair’de kapılarını açan Ma/Na için modern üst segment Japon mutfağı ve kokteyl barı diyebiliriz. Şef Leo Tanyag’ın yönettiği restoranda Japon felsefesine dayalı sunumlar yapılıyor ve A5 Wagyu, wasabi tiger prawn gibi premium tabaklar servis ediliyor. Sabahın ilk ışıklarına kadar hizmet veren Ma/Na’da geceyarısı DJ’ler sahne alarak bir kulüp havası yaratılıyor ve eğlence devam ediyor.

londra rehberi mana
Hızlandırılmış Londra Rehberi

The Sea, The Sea

Londra’nın en seçkin restoranlarına deniz ürünleri tedarik eden bir balıkçı. 2019’da açılan The Sea, The Sea kısa sürede Chelsea’nin en sevilen adreslerinden biri haline geldi. Projenin yaratıcısı Alex Hunter geçtiğimiz ay bu başarısını perçinleyen ikinci restoranını Pavilion Road’un hemen karşısında açtı: 40 kişilik bir yemek salonu ve 28 kişilik bir terasla şehrin yeni cazibe merkezi haline gelen bir bistro ve balıkçı restoranı. “Denizden mutfağa” anlayışıyla her sezon değişen menünün demirbaşı ise olgunlaştırılmış balıklar.

Impala

Ünlü şef Meedu Saad’ın yeni projesi, modern bir “charcoal grill” restoranı. Altı yıl boyunca Kiln’in baş şefliğini yapan Saad’ın ilk solo restoranı Impala, şehrin bohem semtlerinden Soho’da yer alıyor ve Kuzey Afrika’dan Londra’ya uzanan menüsüyle beğeni topluyor. Adını, Saad’ın Mısır’daki aile tatillerinde kullandığı Chevrolet Impala’dan alan restoranın imza lezzeti, şefin Mısır’da bir arkadaşının evinde yediği ve Impala’yı açmasına ilham veren, siyah misket limonu ve Aswan biberiyle doldurulmuş, odun közünde melasla pişirilmiş kuru dinlendirilmiş ördek.

Jul’s

Jul’s London, İbiza’da 2018’den beri hizmet veren ve namı dünyaya yayılan Jul’s restoranın Londra şubesi ve şu günlerde çok popüler. St James’s bölgesinde eski bir bankanın içinde hizmet veren restoranın arkasındaki kurucu şef Christos Fotos, Yunan kökenli olduğu için konseptte güçlü bir Ege/Yunan Akdeniz etkisi mevcut. Başka bir deyişle, Londra’nın ürün ve mevsim anlayışıyla şekillenen modern Akdeniz yemeklerisunuyor diyebiliriz Jul’s için. Tabii İbiza esintilerini de unutmamak gerekir.

Hızlandırılmış Londra Rehberi
Hızlandırılmış Londra Rehberi

Auguste

Londra’da “çok niş bir İtalyan bölgesel mutfağı” sunması, şehrin yeni oyuncularından Auguste’yi benzerlerinden ayırıyor. Ünlü şef Mike Bagnall’ın imzasını taşıyan restoran, casual atmosferiyle, mahallede açılan bir bistro hissiyatı veriyor ve merkezindeki kömür ızgarayla, bildik hamur işlerinden ziyade klasik et yemeklerine ağırlık vererek, basit ve sade İtalyan mutfağına farklı bir yorum getiriyor.

Dünyanın En Güzel Bahçeleri

Viyana’nın Öne Çıkan Restoranları

Yılın Merakla Beklenen Müze Açılışları