Raffles İstanbul Genel Müdürü Burak Unan ile bir gününün nasıl geçtiğini ve iş hayatındaki sırlarını konuştuk.

Burak Unan yirmi yılı aşkın süredir kariyer yolculuğunu otelcilik dünyasında sürdürüyor. Unan’ın Raffles İstanbul’daki hikâyesi ise 10 sene öncesine uzanıyor. Yılların getirdiği deneyimle otelciliği insanların hayatına dokunma sanatı, kimi zaman küçük bir gülümsemeyle unutulmaz anlar yaratmanın yolu olarak gören Unan’la Raffles İstanbul’da bir araya gelerek kariyeri ve yaşam sırları üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

burak unan 2
Fotoğraflar: Serkan Eldeleklioğlu

24 Saat

Güne nasıl başlıyor?
Her sabah 06.00’da uyanırım. Sabahın erken saatleri, günü planlamak ve ailemle vakit geçirmek için en değerli zamanlardan biri. Eşimle birlikte kızımızı yeni bir okul gününe hazırlar, ailece kahvaltı ederek güne anlamlı bir başlangıç yaparız. Kızım Alin’i ve aynı okulda öğretmenlik yapan eşimi okula uğurladıktan sonra genellikle spora giderim. Sporu sadece fiziksel bir aktivite olarak değil, aynı zamanda zihni tazelemek için de önemli görüyorum. Yoğun tempoda dengede kalmamı sağlayan en güçlü alışkanlıklarımdan biri. Spor sonrası hazırlanır ve ofise gitmek üzere yola çıkarım. Bu düzen, güne enerjik ve organize bir şekilde başlamamı sağlıyor.


09.00
Ofise erken gitmeyi tercih ederim çünkü gün başlamadan önce birkaç dakikalık sessizlik içinde kendime zaman ayırınca, iş gününe en iyi şekilde hazırlanıyorum. İlk iş, taze demlenmiş kahvemi alır ve günün akışına göz atarım. Planlamalar, toplantılar ve önceliklerimi gözden geçiririm. Otelin dinamik yapısı gereği her gün farklı gelişmeler olabiliyor, bu yüzden sabahları kendime ayırdığım bu kısa süreç günü daha verimli geçirmemi sağlayan bir alan yaratıyor.


12.00
Öğle yemeklerini çoğunlukla otelin restoranında yiyorum. Zaman zaman ekibimle bir araya gelerek yemek molalarını daha verimli ve keyifli hale getirmeye çalışıyorum. Onlarla bir masada buluşmak, günün ortasında kısa bir mola vererek fikir alışverişinde bulunmak açısından da çok kıymetli. Otelcilik bir ekip işi ve bu süreçte sahada olmak, ekibimle vakit geçirmek, onların deneyimlerini dinlemek benim için çok önemli. Yoğun tempoda bazen bu anlar, günün en keyifli ve ilham verici dakikalarına dönüşebiliyor.


14.00
Günün en yoğun saatlerinden biri. Stratejik planlamalar, operasyonel süreçler ve misafir deneyimleriyle ilgili gelişmeleri takip ettiğim zaman dilimi. Günün akışına bağlı olarak bazen misafirlerimizi karşılıyor veya otelin operasyonel alanlarında saha keşfi yapıyor, bazen de global ekiplerle online toplantılara ya da dış toplantılara katılıyorum. Otelcilik sadece masabaşı yönetimiyle sınırlı kalmıyor; sahada olmak, ekiple birlikte hareket etmek ve misafir deneyimini yakından gözlemlemek işimin en önemli parçalarından.