Londra’ya yolu düşenler için Frieze Sculpture, Regent’s Park’ta 13 Kasım’a kadar devam edecek.
Yazın bitip sonbaharın geldiğinin en güzel habercisi sadece sonbaharın o güzel pastel renkleri değil aynı zamanda bu renklerin bin bir çeşidinin yaşandığı Londra Regent’s Park’ta her sene gerçekleşen Frieze Art Fair’dir. Sezonun tüm temposuyla başladığının habercisi olan Frieze’e giderken şehrin hızlı akan zamanı Regent’s Park’a adımınızı attığınız an sanki durur. Kuş sesleri eşliğinde âdeta görsel bir şölen sunan sonbahara bu parkta şahit olmak bir başkadır. Londra’ya yolu düşenler için Frieze Sculpture, Regent’s Park’ta 13 Kasım’a kadar devam edecek. Hem sanat severleri hem de bu sonbahar şölenini görmeden Londra’dan dönmeyin derim. “Londra’ya ne zaman gitsem?” diye düşünenlere ise ekim ayı bu şehre en çok yakışan kıyafet demek mümkün.

Frieze London 2003’ten bu yana –2020 Ekim pandemi sebebiyle çevrimiçi olarak yapılmış olsa da– her sene ekim ayında Londra’nın kalbinde gerçekleşen en ilham verici sanat fuarlarından biridir. Frieze London, Frieze Masters ve Frieze Sculpture olarak üç alandan oluşan fuar çağdaş sanata ve günümüz sanatçılarına konsantre oluyor.
Fuarın 2022 edisyonu 160’ın üstünde, dünyanın her tarafından katılan önemli galerilerden oluşuyor. Bu galerilerden ilk akla gelenleri Gagosian, Victoria Miro, White Cube, Lisson Gallery, Simon Lee Gallery, David Zwirner, Stephen Friedman Gallery olarak sıralayabiliriz. Geçtiğimiz senelerde Türkiye’den katılan galerileri görmek mümkündü fakat bu sene göremedik, umuyorum ki önümüzdeki senelerde tekrardan görebileceğiz.

Regent’s Park’ın içinde yer alan Frieze London’ın kardeş fuarı diyebileceğimiz Frieze Masters da hemen yürüme mesafesinde. Frieze Masters çağdaş sanat ile sanat tarihi arasında benzersiz bir iletişim kuruyor. Peki bu ne anlama geliyor? Frieze Masters’ın damgasını vurduğu nokta burası: “Aslında her bir sanat eseri yapıldığı zaman çağdaştı” diyor ve bugünün gözüyle geçmişi değerlendirmeye teşvik ediyor. Zamanda yolculuk etmemizi ve insanlığın yaratıcılığını, tüm bunların aslında çağdaş sanat olduğunu anlamamızı sağlıyor.

Frieze Masters’dan çıktığınızda parkın içinde tatlı sonbahar esintisi ve yaprakların hışırtısı arasında yapacağınız yürüyüşte Frieze Sculpture’ı gezme şansı bulunuyorsunuz. Frieze Sculpture yine her sene düzenlenen bir heykel açık hava sergisidir diyebiliriz. Kamusal alanda gerçekleşen bu serginin bir güzel yanı da ücretsiz olarak gezilebilmesi, dolayısıyla parka adımınızı attığınız an ister istemez sanatla iç içe olabiliyorsunuz. Bu da sanatın daha büyük bir kitleye ulaşmasını sağlıyor. Her sene gelenek haline gelmiş Frieze Sculpture ise doğa ile sanat arasındaki güçlü ilişkiyi gözler önüne seriyor.






