Otonom otomobillerden sonra sıra teknelerde elbette. Değişen hava şartları, denizde sürüklenen bir kütük, diğer tekneler, farklı derinlikler gibi öngörülmesi zor birçok etken nedeniyle otonom teknelerin günlük hayatımıza girmesi biraz daha meşakkatli bir iş. Tekneciliğin seri üretimden farklı butik yapısı da böylesi iddialı teknolojilerin önünde bir engel gibi görünüyordu. Ta ki Silikon Vadisi’nden bir start-up işe el atıncaya kadar…

Yapay zekâ ile teknelerin kusursuz bir şekilde çatışma yaşamadan seyir yapması ve yanaşması mümkün olur mu, ne dersiniz?

Bugüne kadar denizcilikte yapay zekâ teknolojilerinin öncüsü gemi sektörü oldu. Dünya ticaretinin yüzde 90’ını üstlenen gemi taşımacılığı sektörü, bu işi çözerse çok farklı bir döneme girmiş olacağız. Özellikle bir senedir hızlanan teknoloji yarışında, içinde hiç insan bulunmayan gemilerin yanı sıra dijital liman sistemleri de geliştiriliyor. Endüstri 4.0, yapay zekâ, nesnelerin interneti, akıllı sensörler ve artırılmış gerçeklik gibi bileşenler, sektörü önümüzdeki 10 senede bambaşka bir hale getirebilir. Ayrıca çeşitli boylarda otonom deniz araçlarıyla meteorolojiden okyanus araştırmalarına, savunmadan gezi yatçılığına kadar birçok alanda çalışmalar devam ediyor.

Gezi yatçılığının odağında ise elektrikli tekneler var daha çok. Her geçen gün elektrikle çalışan yeni tekne markalarıyla karşılaşıyoruz ve her geçen gün daha uzun süre seyir yapmak mümkün olabiliyor. Silikon Vadisi’nin ilk tekne markası Navier Yachts ise bir adım daha ileri gidiyor; foiller üzerinde yükselerek sürtünmeyi azaltıyor ve tamamen elektrikli motorlarıyla 20 knot gibi yüksek bir hızda 75 deniz mili seyir yapabiliyor. Üstelik yapay zekâ teknolojisinden de faydalanıyor; yarı otonom tekne özelliği taşıyor. İşin en güzel kısmı da yatın yapay zekâsının ilerleyen yıllarda yapılacak güncellemelerle yanaşma da dahil olmak üzere tam otonom hale dönüştürülecek olması. Bu gelişmeler emek yoğun bir iş olan denizciliği bir hayli değiştirecek gibi görünüyor. “Tekneyi güncelleme” diye bir kavramın varlığı bile yeni bir dönemin müjdecisi sayılabilir. 

Foil’ler Olmazsa Olmaz

Teaser

Yelkencilikte teknoloji yarışının zirvesi America’s Cup, yat tasarımında birçok teknolojinin transfer edildiği platform aynı zamanda. America’s Cup’ın foil’li teknelerinin (hızlandıkça gövde altındaki kanatlar üzerinde sudan yükselen bir tasarım) ve kanat yelkenlerin günlük kullanıma girmesi bu teknoloji transferinin en iyi örnekleri. Son beş senede foil teknolojisini kullanan birçok tekne inşa edildi. Navier 27 de foil’ler üzerinde 1,2 metre kadar yükseldiğinde denizdeki çalkantıdan çok az etkilenecek ve misafirlerine sarsıntısız seyirler yaşatacak.