Saatolog.com.tr

Saatolog.com.tr Logo

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında

8 Ocak 2026
Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Gösterişli yapıları ve geometrik formlarıyla öne çıkan Art Deco, yüzüncü yaşını ihtişamına yaraşır şekilde kutluyor.

Temiz çizgiler, güçlü geometriler ve iddialı bir estetik… Kimden mi bahsediyoruz, Art Deco’dan elbette. Bu yıl pastasının üstündeki yüz mumu üfleyen bu akıma yalnızca bir tasarım dili demek haksızlık olur; çünkü o 20. yüzyılın modernlik hayalini somutlaştıran görkemli bir anlatı. 1920’ler ve 30’lar boyunca mimariden modaya, mücevherden otomotive kadar uzanan bu etkileyici akım, bugün yüzüncü yılını kutlarken yeniden küresel bir ilgi odağına dönüşüyor ve birçok noktada yüzyıl dönümüne özel sergiler, sanatseverleri bekliyor.

Küresel Cazibe Art Deco’nun Doğuşu

Art Deco’nun resmi doğum tarihi olarak kabul edilen an çok net: 1925 yılında Paris’te düzenlenen Exposition Internationale des Arts Décoratifs et Industriels Modernes Sergisi. Akımın adını da buradan aldığı bu sergi, yalnızca Fransa için değil, tüm dünya için bir dönüm noktasıydı. Paris’te bir araya gelen 20 farklı ülkeden tasarımcı ve sanatçı, süslemeyi modernlikle buluşturan yeni bir estetik anlayış sundular. Émile-Jacques Ruhlmann’ın sofistike mobilyaları, Jean Dunand’ın lake panelleri ve Pierre Chareau’nun yenilikçi tasarımları, Art Deco’nun iddiasını daha ilk anda ortaya koyuyordu.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Fotoğraf: © Les Arts Décoratifs

Art Deco, adını her ne kadar 1925 sergisiyle duyurmuş olsa da aslında kökleri 1910’lara kadar uzanır. Öyle ki 1925’te gerçekleşen sergi aslında 1910 yılında yapılmaya karar verilmiş ve I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile 15 yıl kadar ertelenmiş. Ondan bir önceki akım olan kübizmden beslenen ilk dönem etkiler, Art Deco’nun keskin geometrilerinde ve yapı disiplininde kendini gösterir. 1920 yani nam-ı değer ‘Çılgın Yirmiler’in iyimser ruhuyla kendi zirvesini yoklayan Art Deco, kısa sürede Fransa sınırlarını aşarak New York’tan Şanghay’a kadar yayılır. Gökdelen cepheleri, sinema salonları, oteller ve kamu yapıları bu yeni estetiğin en güçlü vitrinleri haline gelir.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco
Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Eklektik Bir Evren

Art Deco’yu benzersiz kılan unsurlardan birinin eklektik yapısı olduğunu söylesek çok da şaşırmazsınız herhalde. Kendine has dilinin kaynağı çok yönlü: Aztek ve Maya motiflerinden Antik Yunan ve Roma’ya; Mısır estetiğinden Uzak Doğu etkilerine kadar farklı kültürler, bu stil içinde modern bir süzgeçten geçirilerek yeniden yorumlanmış oldu. Parlak lake yüzeyler, metalik detaylar, simetri ve benzersiz ritim duygusu, Art Deco’nun görsel dilini tanımlayan başlıca özellikleri. Bu yönüyle akım, Art Nouveau’nun organik kıvrımlarına ve Beaux-Arts’ın tarihsel ağırlığına bilinçli bir karşı duruş sergiliyordu.

O yıllarda yaşam tarzını etkisi altına alan Art Deco, 1930’lara gelindiğinde daha sade ve aerodinamik bir yorumla ikinci bir ivme kazandı, onun adı da streamline moderne. Bu yumuşak stil daha yatay hatlar, akışkan yüzeyler ve hız fikrini çağrıştıran formlarıyla, dönemin teknolojik ilerlemeleriyle paralel bir estetik sunuyordu. II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan inşaat duraksaması ise Art Deco’nun yaygınlığını büyük ölçüde sona erdirdi ama Art Deco ruhu, günümüzde halen mimariden mobilyaya; tekstilden aksesuara kadar tasarıma dair her alanı etkilemeye devam ediyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Streamline Moderne

Bugünden bakıldığında Art Deco, modernizm kadar radikal bir kırılma olarak görülmeyebilir. Dekoratif yaklaşımı ve figüratif unsurlarının onu kendi dönemine güçlü biçimde bağladığı gerçek ancak net çizgileri, oran duygusu ve zamansız geometrisinin hâlâ şaşırtıcı derecede çağdaş olduğunu da unutmamak gerek. Bu nedenle genç mimarlar ve tasarımcılar, Art Deco mimarisini bugün yeni bir bakış açısı ile yorumluyor.

Güncel Art Deco Sergileri

Bir asır sonra bile Art Deco’nun hâlâ bu kadar etkin olmasının nedeni belki de geçmişin ihtişamını, modernliğin cesaretiyle bir araya getirebilmesinde yatıyor. Şaşırtıcı olmayacak şekilde Paris başta olmak üzere dünyanın farklı birçok kültür merkezlerinde düzenlenen özel sergiler, akımın mirasını yeniden mercek altına alıyor.

Paris’in dekoratif sanatlar mabedi Musée des Arts Décoratifs, Art Deco’nun yüzüncü yılına özel “1925-2025. One Hundred Years of Art Deco sergisine ev sahipliği yapıyor. 26 Nisan 2026’ya kadar sürecek bu retrospektif, bir zaman tüneli olmasının ötesinde Art Deco’nun evrensel cazibesinin, zengin estetik kodlarının ve küresel etkisinin kapsamlı bir görsel öyküsünü gözler önüne seriyor. Sergide bu akıma özgü mimariden moda ve mücevhere; iç mekan tasarımından grafik sanata uzanan binin üzerinde eserle akımın bir asırlık macerası mercek altında.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Fotoğraf: © Les Arts Décoratifs /
Jean Tholance
Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Fotoğraf: © Les Arts Décoratifs /
Christophe Dellière

Serginin küratörlüğünü Bénédicte Gady ve Anne Monier Vanryb üstlenirken, Jacques-Émile Ruhlmann, Eileen Gray ve Jean Dunand gibi dönemin önde gelen tasarımcılarının ikonik eserleri öne çıkarılıyor. Dikkat çekecek bir diğer noktanın Orient Express’in yeniden canlandırılmış bölümleri olacağını düşünüyoruz. Efsanevi trenin Art Deco dönemi iç mekanlarının birebir ölçeklerdeki sunumları; seyahat, lüks ve estetiğin 1920’lerde nasıl birleştiğini tüm duyularda hissettiriyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Fotoğraf: © Orient-Express
Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Fotoğraf: Alixe Ley © Orient-Express

Art Deco’nun dekoratif stilin önüne geçerek mimarlık tarihinde derin izler bırakmış bir hareket olduğunu anlamak için bu yılın öne çıkan etkinliklerden bir diğeri Cité de l’Architecture et du Patrimoine’deki “Paris 1925: l’Art déco et ses architectes sergisi. 29 Mart 2026’ya kadar sürecek bu seçki, I. Dünya Savaşı sonrası Paris’in yaratıcı dinamizmini yansıtmak üzere kurgulanmış, alternatif bir mimari anlatı sunuyor. Le Corbusier’den Auguste Perret’e, Henri Sauvage’dan Robert Mallet-Stevens’e uzanan mimarların çalışmalarını bir araya getirirken, o dönemin modernite vizyonunun mimari ifadelerini takip etme olanağı sağlıyor. Diğer yandan bu seçki geçmişe bakış atmanın ötesinde, mimarinin modernleşme sürecindeki kırılma noktalarını gösteren bir kronoloji. Her bir yapı ve çizim, 1925’in vizyonunu ve Art Deco’nun modern mimarideki rolünü yeniden kuruyor.

Dünya’nın En Popüler Art Deco Yapıları

Art Deco’nun etkisini en güçlü şekilde hissetmenin yolu, onu şehirlerin siluetinde okumaktan geçiyor. 1920’ler ve 30’lar boyunca yükselen bu estetik dil, gökdelenlerden kültür yapılarına; ulaşım merkezlerinden saraylara kadar uzanarak modern yaşamın sahnesini yeniden tanımladı.

Empire State Binası, New York

Dünyanın en ikonik yapılarından biri olmasının yanında Art Deco mimarisinin en bilinen örneği olan Empire State Binası, 1931’de tamamlandığında, dünyanın en yüksek binasıydı ve bu unvanı uzun süre korudu. Bu yapının tasarımı, Art Deco mimarisinde bulunan birçok klasik unsuru kullanıyor. Tüm cephe boyunca uzanan dikey çizgilerle güçlü bir dikey vurgusu ve binanın ünlü radyo kulesi metal kaplama ile kaplı. Günümüzde halen milyonlarca ziyaretçi New York’tayken Empire State Binası’nı görüyor ve tüm şehre güçlü manzaralar sunan gözlem terasına asansörle çıkıyor.  

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Chrysler Binası, New York

Manhattan’dan gökyüzüne doğru tipik Art Deco güneş ışınları motifleriyle uzanan Chrysler Binası, en ikonik ve tanınabilir Art Deco yapılardan bir diğeri. Üzerindeki güneş ışınları deseni döneminin modernliğine ve teknolojik ilerleyişine işaret ediyor. 1930’da tamamlanan yapının kartal şeklindeki gargoyleleri ilham veren detaylarıyla özenle dekore edilmiş.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Art Deco Tarihi Bölgesi, Miami 

Florida’nın eşsiz kumsalları kadar mimarisiyle de ünlü olan Miami’nin Art Deco Tarihi Bölgesi, 1920’ler ve 30’larda inşa edilmiş yüzlerce Art Deco yapısıyla dünyanın en kapsamlı korunan mimari miraslarından biri. Renkli cepheler, eğlenceli geometrik oyunlar ve tropik esintilerle yorumlanmış Art Deco detaylarıyla dolu bu bölge görenleri cezbediyor. 1970’lerde yıkım tehdidiyle karşılaşan binalar, yerel koruma hareketleri sayesinde bugün kültürel bir açık hava müzesi gibi ziyaret edilebiliyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Eltham Sarayı, Londra

Aslen 14. yüzyılda inşa edilen Londra’nın güneydoğusundaki Eltham Sarayı, zamanla hasar görmesinin ardından 1933’te restore edildi. Mimarlar, gösterişli bir Art Deco iç mekana sahip yeni bir ek bina yaptılar. Dikkat çeken yerlerinden biri kubbeli dairesel giriş holü yanı sıra yemek odasındaki siyah ve altın renkli kapının egzotik hayvanların resimleriyle süslenmiş olması.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco
Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Palais de Tokyo, Paris

Şehrin 16. bölgesinde yer alan bu geniş ve karmaşık bina, bir sütun dizisiyle birbirine bağlanan iki kanattan, bir meydandan, dikdörtgen bir havuzdan ve bir çeşmeden oluşuyor. 1937 Uluslararası Sanat ve Teknik Sergisi için mimarlar Jean-Claude Dondel, André Aubert, Paul Viard ve Marcel Dastugue tarafından tasarlanan yapı, günümüzde yirminci yüzyıl ve çağdaş sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Helsinki Merkez İstasyonu, Helsinki

1917’de Finlandiya’nınRus İmparatorluğu’ndan bağımsızlığını kazanmasından kısa bir süre sonra, 1919 yılında inşa edilen istasyon, en çok ön cephesiyle tanınıyor. Bu cephede, Art Deco tarzının tipik heykel unsurları olan çeşitli insan figürleri doğrudan dikkatleri topluyor. Şematik olan heykeller, insan formunun özünü birebir kopyaları olmadan yakalıyor. Bu sadeleştirilmiş formlar birçok Art Deco binasında bulunuyor ve 1900’lerin başlarında popüler olan Art Nouveau ve Beaux Arts heykelleriyle doğrudan tezat oluşturuyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Süreyya Operası, İstanbul

Kadıköy’ün kalbinde yer alan Süreyya Operası, Türkiye’nin önemli erken Cumhuriyet dönemi mimari örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Cephesindeki geometrik detaylar ve simetrik düzen, Art Deco’nun karakterini taşıyan unsurlardan. İç mekanında ise freskler, rölyefler ve zengin süslemeler dönem estetiğini somutlaştırıyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Opéra de Marsilya, Marsilya

Fransa’nın güney Akdeniz kıyısında yer alan Marsilya, Avrupa’nın en büyük Art Deco binalarından biri olan Marsilya Operası’na ev sahipliği yapıyor. İlk olarak 1924 yılında açılan opera, Barok Dönemi’nden kalma çok daha eski bir yapının yerini almış. Yapının cephesi, Art Deco’dan ilham alan çeşitli heykellerle göz kamaştırıyor.

Art Deco: Modernliğin Işıltılı Yüzü 100 Yaşında
Art Deco

Kapak Fotoğrafı: © Les Arts Décoratifs / Christophe Dellière

Mutlaka Görmeniz Gereken 11 Modern Bina ve Hikayeleri

Sürrealizmin 100. Yılı Center Pompidou’da Kutlanıyor

Türk Sanatçılar Art Basel Miami 2025’te