Merakla Beklenen 2026 Korku Dizileri
Aklımızı başımızdan alan korku dizileri dünyası bu yıl da ekran başında oturduğumuz koltukları, kanepeleri bize dar edecek. İşte bu yılın en iyilerinden seçtiklerimiz…
Korku dizileri nasıldır bilirsiniz. “Ben korkmam canım öyle şeylerden” diye birinci bölümü izlemeye başlarız, “Görüntü yönetmeni iyi iş çıkarmış…” diye gözlerimiz açık izlemeye devam ederiz. Öyle sahneler gelir ki sıçrayıp yine de merakımıza yenik düşer, ne kadar korksak da diziyi izlemeye devam ederiz. Üstelik kaçış yoktur, birbirinden heyecanlı bölümleri peşisıra dizeriz ve bir süre sonra neredeyse dizinin bağımlısı haline geliriz. Artık sonunu öğrenmeden bize rahat yoktur. Bu yıl korku yapımlarını sevenleri oldukça memnun edecek diyebiliriz. Güzellik uğruna çekilen çileler sonucu orta yerde patlayan insanları mı görmek istersiniz, paranormal aktivitelerle uğraşan kasaba sakinlerinin maceralarına mı tanık olmak istersiniz? Hepsi var. Hafif bir bitki çayı demleyin, çünkü birazdan önereceğimiz yeni dizilere gün sayarken buna ihtiyacınız olacak. Hazırsanız başlayalım.
Merakla Beklenen 2026 Korku Dizileri
The Beauty
Ryan Murphy’nin “The Substance”ın estirdiği rüzgârı arkasına alarak benzer bir konuyla karşımıza getirdiği yeni FX ve Hulu dizisi “The Beauty” ilk 4 bölümüyle Disney Plus kataloğuna eklendi. Konumuz süpermodellerin gizemli bir biçimde ölmesi. Ama susuzluktan kırılarak, kan ter içinde ölmesi ve bu süreçte çevrelerindekileri de öldürmeye başlaması… İlk bölüm dünyaca ünlü süpermodel Bella Hadid’le açılıyor. Bu işlerin peşindeki dedektif rolünde Murphy’nin en sevdiği oyunculardan Evan Peters var. Ashton Kutcher tüm bu olayların merkezindeki kötü adam. Jeremy Pope ve Rebecca Hall da kadroda.

Şimdilik izlediğimiz kadarıyla bu gizemli virüs cinsel yolla bulaşıyor, kurbanını kısa süre içinde bir çeşit canavara dönüştürüyor. Kendilerini çok çirkin bulan insanlar da bir gece içinde bu mucizevi virüs sayesinde süpermodel ölçülerinde bir vücuda ve güzelliğe sahip oluyor. İlk 4 bölümüyle IMDB’de 6.2 gibi kısmen düşük bir puan alan dizi, izleyicilerden de bölümlerin birbirinden kopuk olması gibi eleştiriler alıyor. Ama tüm bölümler yayınlanmadan peşinhükümlü olmayalım ve The Beauty’e bu türden hoşlananlar için listemizde yer verelim. Her bölüm haftalık olarak yayınlanıyor.
Something Very Bad Is Going to Happen
26 Mart’ta Netflix’te yayınlanacağı açıklanan mini dizi Something Very Bad Is Going to Happen şimdiden korku dizisi severlerin radarına girdi. Dizi, Stranger Things sonrası Netflix’te yeni bir sayfa açan Duffer Brothers imzalı. Hikâye; düğünlerine sayılı günler kala, gözlerden uzak bir aile evine doğru yola çıkan bir gelin ve damadın etrafında şekilleniyor. Başta ihtişamlı bir düğün mekânını andıran ev; zamanla paranoya, batıl inançlar ve açıklanamayan olayların hüküm sürdüğü bir kâbusa dönüşüyor.

Anlatı ilerledikçe izleyici tek bir sorunun peşine düşüyor: Ortada gerçekten doğaüstü bir tehdit mi var, yoksa her şey ailenin bastırılmış sırlarından mı ibaret? Tüm dünyada fenomen haline gelen Stranger Things söz konusu olduğu için, bu diziyi listemize eklememiz şart. Bir de ilginç bilgi: Upside Down Pictures imzası taşıyan yapımın yaratıcısı ve showrunner’ı Haley Z. Boston, diziyi “Yanlış kişiyle evlenme ihtimalinin yarattığı korkunun somutlaşmış hâli” olarak tanımlıyor. Dizinin başrollerinde ise Jennifer Jason Leigh ve Camila Morrone var. Bakalım hangi “kötü şeyler” olacak? Mart’a az kaldı.
Widow’s Bay
29 Nisan’da Apple TV’de yayınlanacak ve Katie Dippold imzasını taşıyan Widow’s Bay’in hikâyesi New England açıklarında yer alan, terk edilmişlik hissiyle çevrili ve karanlık bir geçmişe sahip bir adada geçiyor. Doğaüstü olaylara ilgi duyuyorsanız tam size göre bir dizi. İçinde gizem olduğu kadar dram da var zira merkezimizde bir baba-oğul çatışması ve aile içi kırılmalar var.

En son “The Beast in Me”de izlediğimiz Galli aktör Matthew Rhys, bu dizide adayı turizme açarak canlandırmaya çalışan belediye başkanı Tom Loftis’i canlandırıyor. Ancak modernleşme çabaları; kasabanın batıl inançlara sıkı sıkıya bağlı yerlileri, çözülemeyen altyapı sorunları, adanın üzerinde dolaştığına inanılan bir lanet ve Loftis’in kendi oğluyla yaşadığı gerilimler nedeniyle sürekli sekteye uğruyor. Kadroda ayrıca Kate O’Flynn, Stephen Root, Kevin Carroll, Kingston Rumi Southwick ve Dale Dickey de bulunuyor. Widow’s Bay’in yayın politikası da aynı, ilk üç bölümü aynı anda izleyebileceğiz, devam bölümleri ise haftalık olarak yayınlanacak.
American Horror Story
İşte bu güzel haber!Ryan Murphy ve Brad Falchuk’ın efsane serisi American Horror Story bu yıl 13’üncü sezonuyla geri dönüyor. Üstelik hayranlarına bir güzel haber daha: Dizinin emektar oyuncuları Jessica Lange, Angela Bassett, Sarah Paulson ve Evan Peters’ı yeni sezonda izleyebileceğiz. 2011’de başlayan ve bir antoloji gibi her sezonunda farklı bir konu ve kadroyla karşımıza çıkan yapımda bu kez bir süredir müzikten çok oyunculuğuyla adından söz ettiren Ariana Grande de var.

Henüz 13. sezonun teması açıklanmasa da eski kadronun dönüşü ile dizide yeni sezonun, bugüne kadarki en sevilen sezonlardan “Coven”ın devamı olabileceği teorileri kulislerde dönüp dolaşıyor. (2013’te yayınlanan “Coven”de Salem’den gelen bir grup cadının hayatta kalma mücadelesi işlenmişti.) Geçtiğimiz yılın Cadılar Bayramı’nda Vera Lynn’in “I’ll Be Seeing You” şarkısı eşliğinde, ikonik AHS fontuyla kadrosu açıklanan diziyi bu yılın Cadılar Bayramı olan 31 Ekim’de izleyebileceğiz. Ondan önceki sezonları hatırlamak için dizinin tüm bölümlerinin Disney Plus’ta olduğunu not düşelim.
Crystal Lake
13.Cuma dünyasını ilk kez TV ekranlarına taşınacak olan Crystal Lake’in yapımcılığını, geçtiğimiz yıla damga vuran ve bir süre kırmızı balonlara tedirginlikle bakmamıza sebep olan “It: Welcome to Derry”den Brad Caleb Kane üstleniyor. A24 ve Peacock yapımı olan dizinin çekimleri geçtiğimiz sene tamamlandı. Genç Jason Voorhees’e Callum Vinson’ın hayat verdiği yapımda, Linda Cardellini ise Pamela (Mrs.) Voorhees rolüyle izleyici karşısına çıkacak.

Dizi, 1980 yapımı Friday the 13th filmini temel alan, hikâyeyi daha da derinleştiren bir öncül olarak kurgulanıyor ve odağı Jason’ın annesi Pamela Voorhees’in hikâyesine çeviriyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca William Catlett, Devin Kessler, Cameron Scoggins ve Gwendolyn Sundstrom yer alıyor. Nick Cordileone Crazy Ralph’ı, Danielle Kotch Claudette’i, Phoenix Parnevik ise Barry’yi canlandırıyor. Bu karakterler, ilk Friday the 13th filminden aşina olunan isimler olarak dizide yeniden karşımıza çıkacak. Dizinin Kasım ayında yayınlanması planlanıyor. Peki Kasım’da ayın 13’üne denk gelen bir Cuma var mı? Bingo.
The Vampire Lestat
Anne Rice’s The Vampire Lestat, Anne Rice’ın The Vampire Chronicles (Vampir Günlükleri) evreninden uyarlanan gotik bir korku dizisi. Yapım, Interview with the Vampire’ın üçüncü sezonu olarak konumlanıyor ve dizinin yıldızı 38 yaşındaki Avustralyalı oyuncu Sam Reid başrolde. Ve bu kez konu oldukça enteresan zira Lestat 1980’lerde bir rockstar! Gelsin crowd surfing’ler gitsin turne otobüsünde yaşanan skandallar…

Dizinin fragmanlarına bakacak olursanız müthiş bir kostüm tasarımı olduğu da gözünüzden kaçmayacaktır. Lestat’ın uzun ve dağınık saçları, göz makyajı, havalı gömlekleri ve deri pantolonları tam anlamıyla dönemin glam rock ruhunu yaşatıyor. Ne kadar Mick Jagger ne kadar Jim Morrison, onu dizi yayınlandığında anlayabileceğiz tabii… Louis rolünde ise yine Interview with the Vampire’da da aynı rolü üstlenen İngiliz oyuncu ve müzisyen Jacob Anderson yer alıyor. (Kendisini Game of Thrones’ta Grey Worm olarak da hatırlayabiliriz.) Romanın merkezindeki vampirliğe ilk adımlar, varoluşsal arayış ve ölümsüzlükle kurulan ilişki gibi temaların, dizide de uyarlamaya özgü düzenlemelerle genişletilerek işlenmesi bekleniyor. Jennifer Ehle, Christopher Heyerdahl, Damien Atkins, Ella Ballentine, Jeanine Serralles ve Assad Zaman da oyuncu kadrosunda yer alıyor.
Carrie
Henüz yayın tarihi belli olmasa da Prime Video’nun bu yılki en güçlü dizilerinden biri de Carrie. Stephen King’in 1974 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan ve The Haunting of Hill House, Doctor Sleep, Midnight Mass gibi yapımların ünlü yapımcısı Mike Flanagan tarafından uyarlanan mini dizide başrolde Curse of Chucky’nin yıldızı Summer H. Howell yer alıyor.

Dizinin konusu da kısaca şöyle: Carrie, hayatını baskıcı annesiyle (Samantha Sloyan) birlikte inzivada geçiren uyumsuz bir lise öğrencisi. Babasının ani ölümünden sonra Carrie, liseye gitmenin zorluklarıyla, bir zorbalık skandalıyla ve gizemli telekinetik güçlerin ortaya çıkmasıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Beklenmedik ve acımasız bir şaka sonucunda, yeteneğini kasabanın asla iyileşemeyeceği kadar yıkıcı bir korku silahına dönüştürüyor. İlk olarak 1974’te yayımlanan bu eser, sadece 78 yaşındaki efsane yazar King’in ilk romanı olmasıyla değil, aynı zamanda kitaplarından uyarlanan ilk eseri olmasıyla da önem arz ediyor diyebiliriz. Carrie’yi ilk 1976’da Brian De Palma filme uyarlamış, 1999’da bir devam filmi daha gelmiş, 2002 ve 2013’te iki yeniden uyarlama daha çekilmişti. Bakalım bu kez dizi versiyonu bizi nasıl yerimizden sıçratacak?
The Walking Dead: Daryl Dixon (Sezon 4)
Bazı izleyiciler için zombi dizilerinin atası kabul edilen The Walking Dead, dokuz sezon süren etkileyici yayın hayatı boyunca Fear the Walking Dead, The Ones Who Live ve Dead City gibi pek çok yan yapıma zemin hazırladı. Bu evrenden doğan ve bu yıl dördüncü sezonuyla geri dönmeye hazırlanan Daryl Dixon ise, özellikle eleştirmenler nezdinde serinin en güçlü işlerinden biri olarak öne çıkıyor. Norman Reedus’un hayat verdiği ikonik karakteri bambaşka bir coğrafyada merkeze alan dizi, yayınlanan ilk üç sezonunda ortalama 7.5 IMDb puanı yakalayarak istikrarlı bir başarı grafiği çizdi.

Yapım; karakter odaklı anlatımı, duygusal derinliği ve atmosferiyle “uzun zamandır çıkan en iyi Walking Dead içeriği” olarak tanımlandı. Zaman zaman The Last of Us ile kıyaslansa da, eleştirmenler dizinin kendi tonunu ve anlatı gücünü koruduğu konusunda hemfikir. Üçüncü sezonda eleştirel beğeninin daha da artması ve teknik kategorilerde ödül adaylığı elde etmesi, Daryl Dixon’ın yalnızca bir yan dizi değil, zombi evreninin en güçlü anlatılarından biri haline geldiğini gösteriyor. Dizinin yeni sezonu için şimdilik Eylül ayı işaret ediliyor.
Yellowjackets (Sezon 4)
Birinci sezonuyla müthiş başlayan ancak ilerleyen sezonlarda aynı tempoyu yakalayamayan Yellowjackets’ta 4. sezon final sezonu olacak. Evet nihayet bu sezonda aslında 90’larda yaşanan korkunç uçak kazası sonrası vahşi doğada mahsur kalan gençlerin başına gerçekten ne geldiği konusu aydınlanacak. Tabii günümüzde hayatta kalan ekibin de neler yaptığını tam olarak öğrenebileceğiz. Bağlanması gereken çok konu var. Bu yüzden final sezonunun oldukça heyecan verici olduğunu şimdiden söyleyebiliriz.

Üçüncü sezonu 2025 yılının şubat ayında yayınlanan dizinin yeni sezonunun daha erken gelmesi bekleniyor. Resmi oyuncu kadrosu listesi daha sonra paylaşılacak. Ancak Shauna, Misty, Tai, Lottie, Natalie, Van, Akilah, Jeff, Melissa gibi karakterlerin bu sezonda da olduğunu söylemeden geçmeyelim. Yani bu rolde harikalar yaratan Melanie Lynskey ve Christina Ricci kesin. Eee, artık bütün sır bozuluyor. En İyi Drama ve En İyi Kadın Oyuncu’nun da aralarında bulunduğu kategorilerde toplamda 10 Emmy adaylığı elde eden Yellowjackets’ı da uğurlamanın zamanı geldi.
From (4. Sezon)
2022’de başladığı günden bugüne eleştirmenlerin son dönemin en başarılı korku dizilerinden biri olarak tanımladığı ancak izleyicilerin “Çok iyi” ve “Çok kötü” arasında ikiye bölündüğü From yeni sezonuyla 2026’nın en iddialı dizilerinden biri olacak gibi görünüyor. John Griffin tarafından yaratılan From, izleyiciyi içeri giren herkesi tuzağa düşüren kabus gibi bir kasabaya götüren bilim kurgu-korku türünde bir dizi.

Bugüne kadarki izleyici yorumlarına bakıldığında herkesin birbirinden farklı teoriler ürettiği dizinin konusu kısaca şöyle: Kasaba sakinleri, kasaba korkunç yaratıklar tarafından istila edilirken hayatta kalmak için bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorlar. Onlara Boyd Stevens (Harold Perrineau) ve kasabaya yeni taşınan ve kasabadan güvenli bir şekilde kaçmanın yolunu arayan Matthews ailesi de katılıyor. Yeni sezonu iki yıldan uzun bir zamandır beklenen dizinin IMDb puanı 7.5. Diziye hiç başlamadıysanız ya da önceki sezonlarda ne olmuştu diye hafızanızı tazelemek isterseniz tüm bölümleri TV Plus’tan izleyebilirsiniz.
BONUS
Stranger Things: Tales from ’85
Yaklaşık 10 yıldır hayatımızda olan Stranger Things bu kez 1985 yılında geçen bir animasyon serisiyle yeniden karşımızda. Dizi, bugüne kadar çocukların artık büyüdüğü ve Millie Bobby Brown’ın estetikleri yüzünden geçmişteki Eleven’a hiç benzemediği şakaları yapılsa da, gene de final sezonuyla Netflix’te izlenme rekorları kırmıştı. (Tabii bunda sonlara doğru en sevilen karakter haline gelen Vecna’nın da rolü var.)

Duffer Brothers fenomen dizinin finalinden sonra bağlantılı bir veya iki yan dizi olabileceğini söylemişti. Netflix de resmi açıklamayı yaptı: Animasyon dizi Stranger Things: Tales from ‘85 bu yıl içinde platformda yayınlanacak. Demogorgon’ların minik ve sevimli birer bebek hallerini gördüğümüz fragmanın 4 milyona yakın izlenme elde ettiğine bakacak olursak animasyonu heyecanla bekleyen büyük bir seyirci topluluğu olduğunu söyleyebiliriz. Tales from ’85, Stranger Things’in 2 ve 3. sezonunda yaşanan olayları konu alıyor. 80’lerin çizgi filmlerinden ilham alan yapımda orijinal kadro seslendirmeyi yapmamış.