Patek Philippe’in bugüne kadar düzenlenen en büyük sergilerinden Watch Art Grand Exhibition, 2 – 18 Ekim tarihleri arasında Milano’da gerçekleşecek. 500’ü aşkın eser, müze parçaları, zanaat gösterileri ve İtalya’ya özel yedi yeni saat aynı çatı altında buluşuyor.
Bir Patek Philippe saatinin ortaya çıkışını, mekanizmanın ilk parçalarından geleneksel süsleme zanaatlarına kadar izlemek mümkün olsaydı nasıl görünürdü? Patek Philippe, Watch Art Grand Exhibition’ın yedinci edisyonuyla bu soruya yaklaşık 2 bin 900 metrekarelik bir sergi alanında yanıt veriyor. 2-18 Ekim tarihleri arasında Milano’daki CityOval’da düzenlenen sergi, ziyaretçileri Cenevre sokaklarından Plan-les-Ouates’daki üretim merkezine ve Patek Philippe Müzesi’ne uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
Dubai, Münih, Londra, New York, Singapur ve Tokyo’nun ardından Milano’ya taşınan Watch Art, bugüne dek yaklaşık 225 bin ziyaretçiyi ağırladı. Yeni edisyon ise hem alanı hem de içeriğiyle serinin şimdiye kadarki en kapsamlı buluşması. Güncel koleksiyondan tarihî saatlere, mekanizmalardan nadir zanaat eserlerine kadar 500’ü aşkın parça 15 tematik bölümde sergileniyor. Etkinlikte ayrıca İtalya pazarı için hazırlanan yedi sınırlı üretim saat ilk kez tanıtılıyor.

Cenevre’den Milano’ya
Sergi, Milano’nun CityLife bölgesinde bulunan CityOval’da gerçekleştiriliyor. Geçmişte Palazzo delle Scintille adıyla bilinen ve kapsamlı bir restorasyondan geçen yapı, bölgenin eski mimari dokusundan günümüze ulaşan son yapılardan biri. Yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki kubbesi, Patek Philippe’in Cenevre’deki dünyasını yeniden kurduğu geniş bir sahneye dönüşüyor.
Ziyaretçileri girişte, Cenevre’nin simgelerinden Jet d’Eau’yu yorumlayan dokuz metre yüksekliğinde bir yerleştirme karşılıyor. Tam 2 bin 28 yarı saydam damladan oluşan çalışma, serginin Cenevre ile Milano arasında kurduğu görsel bağın başlangıç noktası.

Tematik alanlarda markanın Rue du Rhône’daki tarihî merkezinden Plan-les-Ouates’daki üretim tesisine, araştırma ve geliştirme çalışmalarından arşivlerine kadar farklı yönleri ele alınıyor. Mekanizma bölümlerinde saat parçalarının üretim aşamaları anlatılırken 100’den fazla kalibre, döner vitrinler ve etkileşimli düzeneklerle incelenebiliyor.
Patek Philippe Müzesi Milano’da
Watch Art’ın en önemli bölümlerinden biri, Patek Philippe Müzesi’nden geçici olarak Milano’ya getirilen yaklaşık 80 saatten oluşuyor. Seçki, 16. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına uzanan Antique Collection parçalarının yanı sıra markanın kendi tarihini anlatan önemli saatleri de kapsıyor.
Sergilenen eserler arasında Patek Philippe’in 1925’te tanıttığı ve bilinen ilk sürekli takvimli kol saati kabul edilen P-72, 1948 tarihli World Time Ref. 1415 HU ve Amerikalı otomobil üreticisi James Ward Packard’a ait 1918 tarihli cep saati bulunuyor. Dakika tekrarlayıcı mekanizma ile 30 günlük güç rezervini bir araya getiren Packard saati, dönemin teknik sınırlarını gösteren en özel parçalardan biri.

“Historical Owners” başlıklı yeni bölüm ise saatlerin yalnızca teknik değil, kişisel hikâyelerine de odaklanıyor. Kraliçe Victoria’ya 1851 Londra Büyük Sergisi’nde sunulan pandantif saat ve Papa XIII. Leo’nun portresini taşıyan 1901 tarihli cep saati, bu bölümde görülebilecek eserler arasında.
Yüksek Saatçiliğin Sesleri
Patek Philippe’in en güçlü olduğu alanlardan komplikasyonlu saatlere sergide geniş yer ayrılıyor. Supercomplications bölümünde Calibre 89 ve Star Caliber 2000 gibi saatçilik tarihinin en karmaşık mekanizmaları bir araya geliyor.
“Master of Sound” salonu ise markanın sesli komplikasyonlardaki uzmanlığına ayrılmış durumda. Toplam 20 komplikasyona sahip Grandmaster Chime ve Sky Moon Tourbillon Ref. 6002R-001 bu bölümün öne çıkan saatlerinden. Grandmaster Chime için hazırlanan deneyim, ziyaretçilerin saati yalnızca incelemesine değil, farklı akustik işlevlerini daha yakından keşfetmesine de olanak tanıyor.
Patek Philippe saat ustaları sergi boyunca farklı mekanizmalar üzerinde çalışarak montaj ve finisaj süreçlerini canlı olarak gösteriyor. Böylece normalde kapalı üretim alanlarının ardında kalan teknik işlemler, serginin parçasına dönüşüyor.


İtalya’dan İlham Alan Zanaatlar
Rare Handcrafts bölümünde İtalyan kültürü ve sanat tarihinden ilham alan 25 benzersiz eser ve sınırlı üretim parça sergileniyor. Masa ve kubbe saatlerinden cep ve kol saatlerine uzanan seçkide minyatür mine, cloisonné mine, el gravürü, mikro ahşap kakma, geleneksel guilloche ve değerli taş mıhlama gibi teknikler öne çıkıyor.


Ziyaretçiler yalnızca tamamlanmış eserleri görmekle kalmıyor; zanaatkârların mine, kakma, guilloche ve taş mıhlama çalışmalarını uygulamalı olarak izleyebiliyor. Bu yaklaşım, Patek Philippe’in onlarca yıllık saatleri göstermenin ötesinde, bu saatleri mümkün kılan ve giderek daha az usta tarafından sürdürülen zanaatları görünür kılma çabasının bir parçası.
Milano’ya Özel Yedi Saat
Patek Philippe, Watch Art Grand Exhibition’ın önceki edisyonlarında olduğu gibi Milano için de özel bir saat seçkisi hazırladı. Yedi sınırlı üretim yenilik arasında pencereli göstergelere sahip, anlık değişen sürekli takvimli kronograf Ref. 5978P-010 koleksiyonun teknik açıdan en dikkat çekici modeli.

İtalyan bayrağının renklerinden ilham alan üç yeni Calatrava ise Ref. 6007’nin çağdaş ve sportif tasarım dilini farklı renklerle yorumluyor. Seçkide ayrıca kırmızı lake kadran ve aynı renkte timsah derisi kayışla sunulan dakika tekrarlayıcı Ref. 7047G-010, yeşil kadranlı sürekli takvim Ref. 7147G-010 ve beyaz kadran ile kayışa sahip Calatrava Ref. 7007G-010 bulunuyor.



Aquanaut Ref. 5167 de Milano için yeni bir görünüme kavuşuyor. Maviden siyaha geçişli güneş ışını kadran, kırmızı dakika skalasıyla daha sportif bir karakter kazanıyor. Serginin İtalya’yla en doğrudan bağ kuran modelleriyse World Time Minute Repeater Ref. 5531G-012 ve Ref. 5531G-013. İki saatin cloisonné mine kadranında Milano şehir merkezi biri gündüz, diğeri gece görünümüyle resmediliyor.

Etkinlikte ayrıca yeni Gondolo Ladies First koleksiyonu da ilk defa tanıtıldı. Koleksiyona ayrılan özel alan, Patek Philippe’in kadın saatçiliğindeki yeni yaklaşımını ilk kez bir arada görme fırsatı sunuyor.
Patek Philippe Watch Art Grand Exhibition – Milan 2026, tek tek saatlerden çok daha geniş bir hikâye anlatıyor. Bir yanda 16. yüzyıldan gelen müze parçaları, diğer yanda çağdaş araştırma laboratuvarları ve yeni komplikasyonlar… Milano’daki sergi, mekanik saatçiliğin geçmişini, bugününü ve geleceğini aynı kubbenin altında buluşturuyor.





