Saat merakı her zaman bir başka gustonun kapısını aralar; yeme-içme ya da seyahat merakı… Saat severler için Cenevre seyahat rehberimiz rafine zevklere sahip okurlarımız için hazırlandı.
Bir saat meraklısının horoloji hakkında bilmesi gerekenler üzerine sayfalarca yazı yazılabilir. İnsanlığın zamanla ilişkisinden yüzlerce bileşenle çalışan mekanizmanın dünyasına kadar bu yolculukta sayısız durak var. Saatler üzerine yazan bir editör olarak bana kalırsa bu işin en keyifli yanı, saatlerin insanlık tarihiyle dirsek temasında olan o müthiş bağını keşfetmek. Saatlerin cep saati formundan bileklere taşınması iki büyük dünya savaşı arasındaki yıllara götürüyor bizi örneğin. Alman markası A. Lange & Söhne’ün Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra yeniden kurulması bir başka hikâyenin kapısını aralıyor öte yandan (Markanın hikâyesini geçtiğimiz aylarda “İki Dünya Savaşı Arasında Bir Alman Saatçisi”nde yazmıştık).
Saatçiliğin tarihle bağı ya da hayranlık uyandıran büyülü mekanizmaları şöyle dursun, bu tutkunun peşinden gidenler için saatçiliğin doğduğu topraklar İsviçre’de de öğrenilecek bambaşka bir kültürle tanışıyor insan. Dünyanın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri olan İsviçre, tarihinden mutfak kültürüne kendine has bir seyahat deneyimine götürüyor saat meraklılarını.

Bir saat meraklısıysanız İsviçre’de ilk akla gelen durak Cenevre oluyor haliyle. Senede bir defa dünyanın en büyük saatçilik fuarı Watches and Wonders’a ev sahipliği yapan şehir Patek Philippe Müzesi’nden markaların butiklerine saatçiliğin başkenti halinde. Şehirde saat müzelerini ziyaret edebilir, saatler üzerine çeşitli atölyelere katılabilirsiniz. Bunlardan hiçbirini yapmasanız bile peş peşe lüks saat butikleriyle sıralanan caddelerinde bir yürüyüş dahi sizi horolojinin büyülü dünyasını keşfetmenize yetiyor. Ancak Cenevre’de çizilecek bir seyahat rotası sadece saatlerle sınırlı değil elbette; peynir, şarap ve çikolata kültürüyle meşhur ülkede şarap tadımlarından doğal güzelliklerin keşfedildiği turlara pek çok seçenek var. Gelin, bizleri bir araya getiren saat tutkusundan yola çıkarak hazırladığımız Cenevre seyahat rehberine başlayalım.
Cenevre Gezi Rehberi
Cenevre’de Yapılacaklar Listesi
Patek Philippe Müzesi
Cenevre’de saatçilik dışında keşfedilecek pek çok noktanın olduğunu söyledik fakat şehre gelmişken bir saatçilik müzesini keşfetmeden dönmek olmaz. Bu yüzden, listenin en başında Patek Philippe Müzesi yer alıyor. Plainpalais’daki müze 2001’den bu yana 16. yüzyıldan günümüze uzanan cep ve kol saatlerine, otomatlara ve saatçiliğin nadide işçilikleriyle tasarlanan örneklerine ev sahipliği yapıyor. Müzenin içerisinde horoloji bilimine ve ilgili alanlara adanmış bir kütüphane de yer alıyor. Çocuk ve yetişkinlikler için rehberli turlar sunan müzeyi ziyaret etmeden önce özellikle yoğun sezonlarda biletinizi çevrimiçi olarak önceden almanın faydalı olacağını not düşelim.

Cenevre Gölü’nde Tekne Turu
Şehrin en keyifli yanlarından biri iki yakasının saat markalarının ana merkez binaları ve göz alıcı mimarileriyle lüks otellerin sıralandığı Cenevre Gölü kıyısı. Gün boyu düzenlenen tekne turlarıyla şehrin ve dingin suyun tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Grup turlarının yanı sıra daha lüks bir deneyim için şarap tadımı ve atıştırmalıklar eşliğinde gerçekleştirilen özel tekne turlarına katılabilirsiniz.

Yvoire Ortaçağ Kasabası
Fransa sınırlarında bulunan Yvoire Ortaçağ Kasabası, Cenevre’ye yaklaşık 24 kilometre uzaklıkta olmasıyla İsviçre seyahatlerinin de cazip rotalarından biri haline geliyor. 14. yüzyıldan kalma kalesi, taşlı sokakları ve küçük şirin evleriyle Ortaçağ’da Avrupa’nın kalbinde gezdiğinizi hissettiren kasabada otel ve restoranların yanı sıra butik mağazalar ve galeriler bulabilirsiniz. Ayrıca seyahatiniz yaz dönemine denk geliyorsa kasabada küçük bir plajın olduğunu da eklemeli. Yvoire’ye Cenevre’den kalkan turlarla ulaşabilirsiniz.

Şarap Tadımları
Cenevre şarapçılıkta İsviçre’nin en büyük üçüncü kantonu. Haliyle şarap tadımı yapmak, şehrin bağlarını gezmek seyahat planının olmazsa olmazları arasına giriyor. Şehrin dışında kalan bağlarda pek çok şarap üreticisi özel tadım etkinlikleri düzenliyor. Yemyeşil tepelerin arasında yer alan Satingy mutlaka gezilmesi gereken şarapçılık bölgelerinden biri olarak görülüyor. Rehberli turlar eşliğinde farklı şarap üreticilerinde tadım etkinliklerine katılabilirsiniz. İsviçre’nin en güzel köylerinden biri olan Dargangy, üzüm bağlarıyla çevrili manzarası ve klasik Cenevre mimarisiyle ziyaretçilerini huzurlu bir atmosferle karşılıyor. Dargangy ve Satingy gibi şehrin kırsalın kalan kasabalara ziyaretle yerel şarap üreticilerini keşfedebilir, şehrin doğal güzelliklerinin tadını çıkarabilirsiniz.

Cenevre’nin En İyi Otelleri
Beau-Rivage Genève
Cenevre Gölü’nün iç açıcı manzarası, saat binalarının gösterişli mimarisiyle çevrili Beau-Rivage Genève, şehrin en eski ve lüks otellerinden biri. 90 odalı otelin her bir odası kendine özgü bir tasarımla dekore edilmiş, antika mobilyalar ve zengin bir tarihi dokuyla tasarlanmış. Adeta birer hikâye anlatan odaları dökümlü perdeler, işlemeli şık yastıklar gibi dekorasyonların yanı sıra üstün konaklama teknolojileri ile donatılmış. Seyahatiniz boyunca Michelin yıldızlı şeflerin tabaklarını sunan otel restoranını deneyimleyebilir, dünyanın en lüks şehirlerinden biri olan Cenevre’de “saklı” lüksü derinlemesine hissedebilirsiniz.

Hotel d’Angleterre Geneva
Cenevre Kıyısı’nda yer alan bir diğer tarihi otel Hôtel d’Angleterre Geneva, İsviçre misafirperverliğini İngiliz zarafetiyle birleştiriyor Mont Blanc manzarasını kucaklayan otel, sanat eserleri ve zarif mobilyalarla dekore edilmiş. Otel bünyesindeki Le 17 Restaurant sadece tabaklarıyla değil göl manzarasıyla da keyifli bir deneyim sunuyor. Leopard Bar’da canlı müzik ve kokteyllerin tadını çıkarabilir, dilerseniz rafine puro salonunu deneyimleyebilirsiniz. Hôtel d’Angleterre Geneva, seyahat rehberlerinin önerilerinde Cenevre için ilk sıralarda yer alıyor.

La Reserve Geneva
Şehir merkezine yakın konumu, nehir ve dağ manzarasını kucaklayan süitleriyle La Reserve Geneva, wellness seyahat deneyimi için Cenevre’nin gözde duraklarından biri. Le Loti ve Çin restoranı Tsé Fung’da farklı mutfakları deneyimleyebilir, spa merkezleri ve açık ve kapalı yüzme havuzlarında huzurlu bir tatilin tadını çıkarabilirsiniz. Otel ayrıca özel event’lere ve toplantılara da ev sahipliği yapıyor.

The Woodward Geneva
1901’de Hôtel Bellevue olarak inşa edilen Belle Époque tarzında bir binada konumlanan The Woodward Geneva’da normal otel odaları değil, sadece 26 süit bulunuyor. Her biri kendine özgü ayrı bir karaktere sahip olan süitler misafirlerine ev konforu sunuyor. İki Michelin yıldızlı restoran L’Atelier Robuchon ve Le Jardinier’in yanı sıra şık barıyla otel gastronomi açısından zengin seçenekleriyle ağırlıyor misafirlerini. Restoranların yanı sıra otelin iki katında da bulunan spa alanlarıyla konaklamanız boyunca konforun dozunu artırmak da her zaman mümkün The Woodward Geneva’da.

Cenevre’nin En İyi Restoranları
Les Armures
Şehir dünya mutfağını kapsayan restoranlar açısından oldukça zengin fakat geleneksel lezzetler denemek isteyenler için Les Armures ilk duraklardan biri olabilir. Restoran, tarihi bir mekânda ağırlıyor misafirlerini. Zürih usulü dana eti, ızgara St. Gallen schüblig sosisi ya da yerel peynirlerle hazırlanan fondülerle Les Armures’un spesiyallerini deneyebilirsiniz. Restoranın iç kısmı ahşap ve taş duvarın bir araya geldiği tasarımıyla Alpler’de bir dağ evini anımsatıyor, güzel havalarda ise küçük bir kaleyi anımsatan Old Arsenal’ın yanında konumlanan terası gölgeli ve huzurlu atmosferi için keyifli bir alan yaratıyor.

Auberge de Savièse
Şehrin gastronomi kültürünün tadına doymak isteyenler için yirmi yılı aşkın süredir kapıları açık olan Auberge de Savièse, sıcak ve samimi ortamıyla bir İsviçre deneyimi sunuyor. Meşhur raklet peynirinden ev yapımı “Fondue Bourguignonne” ve “Fondue Chinoise” gibi farklı fondü türlerine menü geleneksel lezzetlerde zengin seçenekler sunuyor. Ayrıca şefin imza lezzeti “Rustique du Savièse” denenmesi gereken tatlar arasında. İç mekan “Carnotzet” esintili ahşap dekorasyonun ağırlıkta olduğu samimi atmosferiyle içinizi ısıtırken güzel havalarda terasın keyfini çıkarabilirsiniz.

Il Mirtillo
Il Mirtillo şehir merkezinin biraz uzağında ağaçlarla çevrili hoş bir atmosferinde içinde konumlanıyor. Ahşap tasarımlı iç mimarisiyle İtalyan ruhunu hem dekorasyonda hem tabaklarında hissettiren restoran, Cenevre’de keşfedebileceğiz en iyi İtalyan restoranlarından biri. Il Mirtillo ismi, restoranın kurucusu Paolo Venezian’ın çocukluğunda sık sık tatil yaptığı Dolomitler’de yetişen meyveden geliyor. Menü yılda dört ya da beş defa mevsime uygun şekilde yenileniyor. Restoranın makarnası ve balıkları en çok övgü alan tabaklarından.

F.P. Journe Le Restaurant
Şehrin en lüks caddelerinden birinde yer alan F.P. Journe Le Restaurant, Cenevre’nin ikonik bir birahanesi olan La Bavaria’dan devranılarak hayata geçirilmiş. Yaklaşık dört senelik bir yenilenme sürecinin ardından yaşayan en büyük saatçilerden François-Paul Journe ve yıldızlı şef Dominique Gauthier’in bir araya gelmesiyle açılan F.P. Journe Le Restaurant’nın meşhur tabakları arasında trüf mantarlı tavşan ravioli ve kadayıflı ıstakoz bulunuyor. Restoranın dekorasyonunda 17. yüzyıldan kalma antika bir astronomik saate veya saat ustalarının isimlerinden ilham alan menülere denk gelebilirsiniz.






