Oris’in fabrikasında aynı anda yerel ve global olmak üzerine epey düşündüm.

Aylar sonra yeniden İsviçre yolcusuyuz, bu kez daha önce gitmediğimiz bir köye adım atmak için: İsviçre’nin kuzeybatısındaki Hölstein köyünde yer alan Oris’in fabrikasına gidiyoruz.

Bu bizler için biraz daha farklı bir yolculuk; çünkü genellikle olduğu gibi tarihi yüzyıllara dayanan tümüyle geleneksel bir markanın değil, tarihi 1904’e dayansa da duyurduğu saatler, etkinlikleri, standları ve çalışanlarıyla genç ve dinamik bir markanın merkezini göreceğiz.

IMG 4705
“Oris’E Gider.”
IMG 4666
Oris Fabrikasından Hölstein’In Görünümü

Basel’dan 15-20 dakika sürüş mesafesindeki bu köy-kasaba, bir seyahat destinasyonu değil. Yani Hölstein’a gidiyorsanız muhtemelen Oris için gidiyorsunuzdur. Gitmişken bizim de yaptığımız gibi yakınlardaki, tarihi 1830’a dayanan Bad Bubendorf’ta yemek yiyebilir, hatta konaklayabilirsiniz. Hölstein’da Oris’in sponsor olduğu bisiklet parkında bisiklet sürebilirsiniz ya da Oris’in ismini aldığı (fabrikanın yanındaki değil, onun adı Frenke; buna daha sonra değineceğim) Oris Çayı’nın etrafında biraz oturup etrafı seyredebilirsiniz.

IMG 4559
Oris’Ten Helena Bizi Istasyonda Türkçe Bir Selamlamayla Karşılıyor: “Sıcak Bir Karşılama.”

Biz de restorandan sonra, sürdürülebilirliğe odaklı markanın kuralları gereği karbon ayak izini artırmamak için toplu taşımayı tercih ederek Oris’in pembe binasına ulaşıyoruz. Oris’in Bölge Direktörü Marco Gemperli, bize bu kompakt binayı gezdiriyor. Binanın girişindeki mağaza yeni açılmış; bu çevrede başka da bir mağaza yok, doğanın içindeyiz. Bu mağazayı, saatini tamire bırakan misafirlerle eskisi gibi değil, daha sıcak ilişkiler kurmak için açtıklarını anlatıyor Marco. Bizi alanda Türkçe yazılı “Sıcak bir karşılama” yazısıyla karşılayan Helena da orada çalışıyor; Oris’in Türkiye distribütörü Şark Saatçilik’ten Kübra Coşgun ilgimi çeken ilk bilgiyi paylaşıyor: Bir rafta bulunan bira (ne de olsa Alman kantonundayız), cin, hardal, reçel gibi ürünler, yerel üreticilere aitmiş ve burada satılıyormuş. Bu tam da Oris’lik bir hareket, diye geçiriyorum içimden. Sürdürülebilirliğin kurallarından biri yerel üreticiye destek olmak, hem buradan bir ürün satın aldığınızda ister istemez Hölstein’la bir bağ da kurmuş oluyorsunuz. Ben de hemen üzerinde Oris logosu olan bir bira alıyorum.