Lüks markalar yıllarca satılmayan ürünlerini yok ederek prestijlerini korudu. Fast fashion ise aşırı üretimin sonuçlarını gizlemeye çalıştı. 2026 itibarıyla bu denge bozuluyor.

Bir noktada insanın aklına şu soru takılıyor: Bir tişörtün kaderinde dolabınızda birkaç yıl unutulmak mı daha trajik, yoksa yepyeni haldeyken bir depoda yakılmak mı? Modern tüketim çağının bu absürt bilmecesine hoş geldiniz. Evet, yanlış duymadınız. Apple, Cartier, Coach, Burberry, Nike ve H&M gibi markalar, belirli dönemlerde satılmayan ürünlerini imha etmeyi tercih etti. Bazen yakarak, bazen parçalayarak, bazen de kimsenin bir daha kullanamayacağı hale getirerek.

Yani siz “indirim kovalıyorum” diye mağaza gezerken, bir yerlerde birileri “yüzde 70 indirim mi? Asla. Yakın gitsin” diyordu. Minimalizm diye hayatınızdan eşya çıkarırken, markalar gerçek anlamda Marie Kondo’culuk oynayarak hayatımızdan eşya çıkarıyor; ama biraz daha dramatik şekilde.

Bu mesele sadece moda dünyasının tuhaf bir kaprisi değil. Aynı zamanda ekonomi, marka değeri, sürdürülebilirlik ve hatta etik üzerine dev bir tartışmanın tam ortasında duruyor. Ve evet, insanın içinden sormak geliyor: Bir markanın “cool” görünmesi, gezegenin biraz daha az yanmasından daha mı önemli?

Neden Yakıyorlar?

Markaların ürün imhasının arkasında birkaç temel motivasyon var ve bunlar düşündüğünüzden daha mantıklı. Tabii “mantık” kelimesini biraz esnetmemiz gerekecek.

İlk ve en önemli sebep: marka değeri ve algı yönetimi. Özellikle lüks segmentte, ürünün nadir, ulaşılması zor ve pahalı olması markanın DNA’sının bir parçası. Eğer bir Burberry çantasını sezon sonunda yüzde 80 indirimle bulabiliyorsanız, o çantanın prestiji ciddi şekilde zedelenir. Bu yüzden bazı markalar için ürünün yok olması, ucuzlamasından daha tercih edilir bir senaryo. Business of Fashion bu durumu “lüks ekonomisinin temel paradoksu” olarak tanımlıyor. Bir ürün ne kadar çok satılırsa o kadar başarılıdır, ama aynı zamanda fazla satılması onu daha az arzu edilir kılar. Bu yüzden bazı markalar için satılamayan ürün, yanlış kişiye ulaşmasındansa hiç var olmamış gibi davranılması gereken bir risk.