124 sene önce bugün hayata gözlerini açan Enzo Ferrari, direksiyon hakimiyetini hiç kaybetmediği yaşamı boyunca kendi adını verdiği Ferrari’yi dünyanın en önde gelen otomobil markalarından biri haline getirmeyi başardı.
Enzo Ferrari’nin hayatını ele alan 2003 yapımı “Ferrari” filmini görmüş müydünüz? Filmin açılış sahnesinde bir Ferrari pilotunun yarış öncesini hazırlığını uzaktan dürbünüyle izleyen Enzo Ferrari’yi görürüz. Yarış pilotunun deneme sürüşü bittikten sonra Enzo Ferrari’nin oğlu Piero babasının yanına gelerek “Harika bir yarış pilotu,” der. Filmin bu ilk sahnesinin kapanışı ise Enzo Ferrari’nin şu sözleriyle olacaktır: “Hayır Piero, harika bir araba.”

Otomobil kadar köklü geçmişi olan motor sporları yahut efsanevi yarış Formula 1 denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri, Ferrari. Marka, yıllar yılı devam eden ve bir efsane haline gelen bu başarısını ise kurucusu Enzo Ferrari’ye borçlu. Öyle ki hikâye, Enzo Ferrari’nin 18 Şubat 1898’de hayata gözlerini açmasıyla başlıyor. İtalya- Modena’da dünyaya gelen Enzo Ferrari’nin yaşamını anlatırken uzun uzun tahsil gördüğü okullar faslına girmeyeceğiz çünkü Ferrari çok kısa bir süre örgün eğitimden geçmiş, fakat içindeki otomobil ve motor yarışları tutkusu ona bir ömür sürecek başarının kapısını açmış. Ve elbette ki Ferrari’nin ruhuna da bu tutkunun kıvılcımlarını atan bir ilham kaynağı vardı: Torinolu yarış pilotu Felica Nazzaro. İtalyan pilotun 1908 Circuito di Bologna zaferini izleyen Ferrari, yarış pilotu olmak için o gün tutkuyla dolar. Yarış pilotu olmak için Fiat’a yaptığı ilk iş başvurusu kabul edilmez, I. Dünya Savaşı’nın arından 1919’da CMN markasında test pilotu olarak işe başlar.
1920’de ise Alfa Romeo yarış takımına katılan Ferrari, aynı sene Sicilya’da düzenlenen Targa Florio yarışında ikinci olarak ilk süksesini yapar. Ferrari’nin yarış pilotluğundan bir marka kurucusu olma yolunda attığı ilk adım ise 1923’te Modena’da kurduğu onarım ve satış atölyesi olacaktır.
Uzun bir süre yarış otomobilleri tasarlayan ve çeşitli markaların yarış müdürlüğü bölümüne geçen Ferrari, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1947 senesinde kendi adını taşıyan markasını kurarak ilk Ferrari modeli olan 125 Sport otomobilini üretmeye başladı. 11 Mayıs 1947’de yola çıkan 125 Sport modelinden o yıl içerisinde yalnız iki adet üretilmişti. 1,5 litre hacmindeki V12 motoru 118 HP gücündeydi. 1948’de üretimine başlanan 166 modelinde ise 89 HP’lik 1995 cc hacminde bir V12 motoru vardı. Bu araç 180 km/s maksimum hıza ulaşan ilk cadde Ferrari’si oldu. Ancak hız tutkunları için 166 model yeterli olmayınca Ferrari, 1950’de 195 modelinin imalatına başladı. Ferrari 195, 200 km/s’ye ulaşıyordu ve biraz daha sportif bir modeldi.













