69 yıllık yaşamına o kadar çok güzellik sığdırmıştı ki, şarkısında kopuk zincir yüzünden olduramadığını söylüyordu, ama o kadar güzel oldurmuştu ki…

Saymakla bitmez, biz sadece birkaçını telaffuz etmekle yetinelim: “İkinci Bahar”ın zabıta Şecahattin’i, “Yeter Anne”nin dertli Altan’ı, “Cennet Mahallesi”nin belalı âşık Beter Ali’si, “Sıkı Dostlar”ın kaygısız Cevdet’i, “Türk Malı”nın Özcan Dayı’sı, “Şubat”ın Samim Akça’sı, “Jet Sosyete”nin Timur’u, “Eşkıya”nın Sedat’ı, “Komser Şekspir”in Dalyal’ı, “G.O.R.A.”nın Garavel’i, “A.R.O.G”un Dimi’si, “Yahşi Batı”nın Kızılkayalar’ı, “Karakomik Filmler”in İbrahim’i ve Tuncay’ı; bir de tabii ki M.F.Ö.’nün basçısı, şarkıcısı, şovmeni, en sempatiği ve yeteneklisi… Sahne dünyasının en multi-talented sanatçılarından biri Özkan Uğur.

F0hNDbEXwAAJFoi

Medyada Fenerbahçe’nin büyük yeteneği Arda Güler’in Real Madrid’e transferi haberini manşetten indirebilecek tek bir şey olabilirdi. Hazırlıklı olsak da o haberi almayı hiç istemiyorduk ama hayatın gerçeği tezahür etti ve Özkan Uğur 8 Temmuz günü hayata veda etti. Ne tesadüf, altyazı geçerken televizyonda açık bulunan kanalda Cem Yılmaz ile oynadığı bir film gösteriliyordu.  

Raif Özkan Uğur… 17 Ekim 1953 tarihinde, şehir hatlarında çarkçıbaşı olarak çalışan bir babanın oğlu olarak İstanbul’da doğmuştu. Ailenin beşinci çocuğuydu. Müziğe 1970 yılında Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası’nda başlamış; bir yıl sonra da hayatının sonuna değin birlikte olacağı Mazhar Alanson ve Fuat Güner ile tanışmıştı. Kaygısızlar adı altında profesyonel olmuştu. Ardından Kurtalan Ekspres, Ter ve Erkin Koray ile çalışmıştı. Murat Ses ile bir süre Edip Akbayram Dostlar’da ve Dadaşlar’da çalmış, 1976’da Fuat ve Mazhar ile İpucu Beşlisi’ne geçmiş, Seyyal Taner ve Grup Karma ile çalışmıştı.

Seksenli yıllarda, hemen askeri darbe sonrasındaki can sıkıcı zamanlarda Mazhar ve Fuat ile ünlü isimlerin arkasında çalıp para biriktirdiler. Bu arada Özkan (Fuat ile birlikte) Ferhan Şensoy’un “Şahları da Vururlar” ve “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı” oyunlarında müzisyen ve oyuncu olarak yer almıştı. 1984 yılında MFÖ olarak ilk albümleri “Ele Güne Karşı Yapayalnız” ile şöhreti yakaladılar. Ertesi yıl “Diday Diday Day”, 1988’de de “Sufi” ile Türkiye’yi Eurovision’da temsil ettiler.

Tek başına tam bir yetenek kumkumasıydı, kalabalık içinde ise İsviçre çakısı gibiydi Özkan. Toplulukta bas çalarken aynı anda son derece zor vokalleri tenor sesiyle yapmaktaydı. Sıra dışı bestelerinin yanı sıra, sahip olduğu sahne ışığıyla da izleyenleri büyülüyordu. Sezen Aksu’dan Tarkan’a, Aşkın Nur Yengi’den Sertab’a elini uzatmadığı isim neredeyse yok gibiydi. Çok çalışkandı, çok üretkendi ama yüzlerce işinin arasında bir tek kendine solo albüm yapmayı ihmal etmişti. Ancak “G.O.R.A.” filmi için yazdığı “Olduramadım” şarkısı, birkaç albümden çok daha fazla ses getirmişti.