“Zenith DreamHers”, farklı disiplinlerden kadınların hikayelerini anlatmak için yaklaşık iki sene önce başlatılmış bir Zenith projesi. Anlatılan kadın öyküleriyse, en az DEFY Midnight serisinin yıldızlı kadranları kadar parlak.
Bir kadının iyi kurmaca yazabilmesi için kendine ait bir odası ve tamı tamına 300 sterlini olması gerektiğini yazar Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da. Peki, yalnız iyi yazabilmek için mi gereklidir kendine ait bir oda ya da yeteri kadar para? Belki de bu ikisi bir kadının hangi alanda olursa olsun kendini gerçekleştirebilmesi için ihtiyaç duyduğu özgürlüklerdendir. Ayrıca, bir de kendine ait zamana ihtiyacı var derim ben; belki iyi yazmak, belki de yalnızca özgür bir kadın olabilmek için. Zira Adalet Ağaoğlu’nun Dar Zamanlar Üçlemesi kahramanı Aysel de bir otel odasında kendine ait bir buçuk saatlik zaman diliminde yaşamıştır kadın kimliğiyle yüzleşmelerini. Yahut bir başka kadın yazar Sevgi Soysal ise zamanı yıkarak inşa etmiştir yazdıklarını, Yenişehir’de bir ağacın bir öğle vaktinde yavaş yavaş devrilişi gibi. İşte kadınların zamanı, kimi vakitler bir otel odasında genişleyerek kimi vakitler de heybetli bir ağacın yıkılışında daralarak akıyor. Peki ya, zamanın dilinden kadınların öyküsü nasıl anlatılıyor? Bu soruya bir yanıt, Zenith DreamHers’ten geliyor.
Zenith, 2020 yılının başında tamamı modern kadınlar ve çok yönlülük üzerine kurulu DEFY Midnight koleksiyonunu saat dünyasına duyurduktan biraz sonraları bir başka adım daha atmaya karar vermişti: Dünyanın dört bir yanından hayallerini gerçekleştirmiş kadınların hikâyesini anlatmaya, yani Zenith DreamHers’e. “Kendi Yıldızına Ulaşma Vakti” mottosuyla hazırlanan Zenith DreamHers; farklı milletlerden, yaş gruplarından ve mesleklerden başarıya giden yollarını kendileri çizen kararlı kadınların öyküsünü anlatıyor. Marka 2020’de çıktığı bu yolculukta 3 bölüm halinde kadın hikâyelerini anlattı bugüne kadar, Zenith DreamHers – Chapter III ise oyuna katılan 4 yeni kadınla çıktı karşımıza.
ZENITH’IN KADINLARI
Ghizlan Guenez
Hayata gözlerini Cezayir’de açan Ghizlan Guenez, oldum olası moda dünyasında kendi tarzına ve değerlerine uyacak bir devrim yaratmanın peşindeymiş, ki en nihayetinde de hedefine ulaşmış. 2017’de kurduğu The Modist ile lüksü mütevazi bir dille anlatmayı amaçlamış. Ne var ki, hayatta her zaman istediğimizi elde etmemiz mümkün olmuyor; lüksün mütevazi dili olan bu platform 2020’de salgına direnememiş. İşin iyi yanı ise kaybettiklerimizden alınacak derslerimizin olduğunu görmek. Guenez, şimdilerde The Modist ile kazandığı kitleyi bir araya getirecek bir başka platform için çalışıyor.









