Salone del Mobile Milano’nun 64. yılında, ürün lansmanlarının gürültüsünün kısılmasının amaçlandığını görüyoruz. Bu yıl Milano’da asıl mesele, tasarımın kendisi değil; onu mümkün kılan bilgi, arşiv ve kültürel zemin.

Salone del Mobile Milano, yıllardır aynı refleksle çalışıyor: daha büyük stantlar, daha parlak yüzeyler, daha çok “yeni”. 2026 edisyonu ise bu döngüyü kırmaya çalışıyor. En azından niyeti bu. “Salone in the City” başlığı altında kurgulanan program, fuarı şehirle genişletmekten çok, tasarımı şehir üzerinden yeniden okumayı öneriyor. Milano bu yıl bir vitrin değil adeta bir metin gibi ele alınıyor.

Salone del Mobile milano 2026 03
Fotoğraf: Louis De Belle
0Salone del Mobile milano 2026 Louis De Belle 02
Fotoğraf: Louis De Belle

Açılışın La Scala’da yapılması, tasarımın başka disiplinlerle kurduğu ilişkiyi hatırlatma çabası. Programın devamında ise şehir geneline yayılan bir yapı var: 17–26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen konuşmalar, yayıncılık odaklı buluşmalar ve kamusal etkinlikler, tasarımın yalnızca sergilenen değil tartışılan bir alan haline geldiğini gösteriyor. Ama asıl mesele, bu sembolik jestlerin ötesinde, tasarımın kendi sınırlarını sorgulayıp sorgulamadığı aslında.

Tasarımın Yeni Sahnesi: Kamusal Alan

Piazza della Scala’daki Design Kiosk, bu yılın en dürüst hamlelerinden biri. Açık havada, kitaplar ve konuşmalar üzerinden ilerleyen bir kurgu. Bu önemli çünkü tasarım nihayet kendi içine konuşmayı bırakıp, dışarıya bir şey söylemeye çalışıyor. Yayıncılık, mekân, gündelik hayat… Hepsi aynı masaya oturuyor. Tasarım burada bir obje değil, bir düşünme biçimi olarak ele alınıyor. Uzun zamandır olması gereken buydu zaten.

Salone del Mobile milano 2026 Alessandro Russotti