Tıp fakültesinden şefliğe uzanan sıra dışı bir yolculuk Fransız şef Michel Sarran’ın öyküsü. Uzun yıllardır gastronomi dünyasında olan Michelin yıldızlı şef, Toulouse’da kendi adını verdiği restoranında “Burada, başka hiçbir yerde olmadığı gibi” iddiasıyla ve çok yakında dost olacaklarmış gibi bir samimiyetle karşılıyor misafirlerini…

Zenith ile uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta dünyaca ünlü şeflerden sanatçılara, kendi yıldızına ulaşmayı başarmış profesyonellerin hikâyelerini yazacağız. Ancak gelin önce, bu yazı dizisine neden “Kendi Yıldızına Ulaşmak” adını verdiğimizi anlatalım: Zenit, gökyüzünün en yüksek noktası demek, oraya ulaştığınızda zirvedesinizdir. Kelime kökeni, başın üstündeki yol anlamına gelen Arapça bir sözcüğe dayanıyor. Zamanla Arapçadan İspanyolca ve Fransızcaya geçen kelime, en nihayetinde İngilizcede kullanılmaya başlanmış. 1600’lere gelindiğinde sadece gökle ilgili bir terim olmaktan çıkan Zenith, zirveye ulaşmakla ilgili anları ifade etmek için kullanılır olmuş.
Zenith’in kurucusu Georges Favre-Jacot da markasının temelini attığı ilk yıllarda atölyesinden ayrıldığı bir gece, başını gökyüzüne kaldırdığında kendi göğünün en yüksek noktasına ulaştığını fark eder. Favre-Jacot gerçekten kendi yıldızına ulaşmış, 1900’da Paris Evrensel Sergisi’nde “Zenith” adını verdiği kalibresiyle büyük ödülün sahibi olmuştu. Bu ödülden sonra Manufacture GFJ ismiyle yola çıkan markanın ismi Zenith olarak değiştirildi. Yüksek saatçilikte hep zirveye ulaşan Zenith, tarihi boyunca kendi yıldızına ulaşanların da rehberi oldu. Manş Denizi’ni aşarak tarihi uçuşu gerçekleştiren Louis Blériot’dan paraşütçü Felix Baumgartner’e pek çok yıldızın yanındaydı. En yeni yol arkadaşlarından biri ise dünyaca ünlü şef Michel Sarran.








