Sportif ve genç tasarımlarıyla tanınan NORQAIN’in Başkan Yardımcısı Tobias Küffer, markanın Türkiye’ye gelişini ve yeniliklerini anlatıyor.

Bir saat hakkında yazmak sadece modele hayat veren mekanizması, kasasının materyali ya da kadranın tasarımı hakkında yazmaktan çok daha fazlası olur hep. Bileğinizdeyken size verdiği his veya arkasındaki hikâye ile onlarca duyguya kapı açılır. Bir saat editörü için saati derinlikleriyle keşfetmek kadar keyif veren bir başka şey ise saat üzerine dakikalarca süren keyifli sohbetlerdir. Türkiye pazarına yeni giren Norqain’in Başkan Yardımcısı Tobias Küffer ile röportaj için bir araya gelmek de tarif ettiğim keyifli sohbetlerden birine dönüştü hızlıca. Bu genç ve dinamik markanın arkasında Küffer’in kendisi gibi genç ve işine tutkuyla bağlı bir ekip var. Markayı ve yenilikleri keyifli bir sohbet eşliğinde Küffer’den dinlerken NOARQAIN’i Türkiye’ye getiren Şark Saat’in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Eliaçık’tan da görüşlerini aldık.

Tobias Küffer Norqain’i Anlatıyor: “Bağımsız, Sportif ve Meydan Okuyucu”

Sohbetimize sizin hikâyenizle başlayalım, saatlerle yolunuz nasıl kesişti?

Tobias Küffer: Kardeşim ve ben ailenin saatçilikteki üçüncü kuşağıyız. Dedem saat ustası, babam da neredeyse 45 sene boyunca lüks saat üreticiliği yaptı. Ailece saatler içindeydik hep. Benim de çocukluğum saatler ve spor, özellikle futbolla ilgilenerek geçti. 14 yaşına geldiğimde tatilde harçlık biriktirmek için babamın saat fabrikasında çalışmaya başladık kardeşimle, mekanik saatlere duyduğumuz tutku o zaman başladı. Sonraları kardeşim NORQAIN’i kurmadan önce 12 sene Breitling’de çalıştı; ben de Hèrmes’te staj yaptım ve Louis Erard gibi başka markalarda çalıştım. En nihayetinde ikimiz de NORQAIN ile yolumuza devam ettik.

Oldukça genç ve dinamik bir marka NORQAIN. Kendine has tasarım diliyle de öne çıkıyor son yıllarda. Siz nasıl tanımlıyorsunuz marka kimliğini?

T. K.: Bağımsız, meydan okuyucu ve sportif. Sektörü iyi tanıyan bir marka olduğumuzu düşünüyorum. Sizin de bildiğiniz gibi saatçilik dünyasında harika markalar var; fakat biz sektöre daha dinamik ve esasında çok da sevdiğimiz geleneksel yanına farklı bir dokunuş getirmek istedik. Ve biraz da neşe.

NORQAIN Freedom Chrono Enjoy Life Sprinkles Blue Ambient  4
Tobias Küffer NORQAIN’i Anlatıyor: “Bağımsız, Sportif ve Meydan Okuyucu”

Sektörün en büyük fuarlarından Watches and Wonders’ı arkamızda bıraktık. Farklı serilerinizden yenilikler tanıttınız, biraz bahsedebilir misiniz?

T.B.: Watches and Wonders 2026, bizim açımızdan yenilikçi bir sene oldu. Biraz önce marka kimliğini tanımlarken bahsettiğim gibi sportif ve meydan okuyucu bir marka olmanın yanı sıra biraz daha eğlenceli bir model de sunduk fuarda. Son zamanlarda dünya genelinde negatif bir atmosfer var, bu yüzden yüzlerde tebessüm yaratacak bir saat tanıtmak istedik. Bunu sadece renkli bir kadran tasarımıyla yapmadık, saati tarih penceresinde bir dondurma figürüyle daha da eğlenceli hale getirdik. Bir diğer yeniliğimiz ise Wild One Skeleton Chrono. İlk Wild One modelini 2022’de Jean Claude Biver ile birlikte tanıtmıştık. Şimdi kronograf özelliği ile yeni bir boyuta taşıdık. Bu özelliklerin eklenmesine rağmen hâlâ son derece hafif, sadece 84 gram ağırlığında bir saat. Siyah kadranlı ve bordo kadranlı versiyonları var, bir de 18 ayar altından limitli bir versiyonunu tanıttık. Sonuncu ve en çılgın olanı X-Lite modeli. Wild One serisini bir üst seviyeye taşıdığımız bir model oldu X-Lite.

Sizin favoriniz hangisi oldu?

T.B.: Teknik gelişmelerinden dolayı Wild One X-Lite diyebilirim.

Tobias Küffer NORQAIN’i Anlatıyor: “Bağımsız, Sportif ve Meydan Okuyucu”

Norqain’in sportif ve genç ruhu tasarım diline nasıl yansıyor?

T.B.: Tasarım açısından şu an çok gurur duyduğumuz bir noktadayız, adım adım güçlü bir tasarım DNA’sı inşa ettik.

Saatleriniz artık Türkiye pazarında da yer alacak. Saatçilik açısından Türkiye’yi nasıl buluyorsunuz?

T.B.: Türkiye pazarının büyük potansiyeli olduğunu biliyordum. Her şeyden önce hem saate hem de spora çok düşkün bir müşteri profili var. Saatçiliği ve spor dünyasını bir araya getiren Norqain için çok uyumlu bir pazar. Ayrıca Şark Saatçilik gibi bir partnerle bir araya geldiğimiz için de mutluyum.

Röportaja sizin hikâyenizle başladık, bitirirken de saatlerle olan duygusal bağınızı sormak isterim…

T.B.: Her zaman on saatten dokuzunun mutlaka duygusal bir hikâyesinin olduğunu söylerim. Koleksiyonunuza bir dönüp baktığınızda hediye edilen ya da sizde bir duygu çağrıştıran birçok saat olduğunu görürsünüz. O yüzden saatlerle duygusal bağımız oluyor kesinlikle. Sorunuzla ilgili paylaşmak istediğim bir hikâyem de var. Geçen sene Japonya’da bir müşterimizle tanıştım. İngilizcesi çok iyi değildi, bir kâğıda tedavisi zor bir hastalığa yakalandığını, ne zaman Enjoy Life saatinin kadranına baksa zamanın ne kadar değerli olduğunu hatırladığını yazmış. Yüzde tebessüm bırakan, keyif veren saatler tasarlarken tam da böyle anlara dokunmak istiyoruz. Benim için de çok kıymetli bir hatıra oldu.

NORQAIN NEVEREST Nepal IG Post  4 1
Markanın sosyal sorumluluk projelerinden bir kare

Pazara genç, dinamik yeni bir marka gelmiş oldu. Çok uzun yıllardır saatçiliğin içinde olan biri olarak Norqain’i siz nasıl buluyorsunuz Mustafa Bey?

Mustafa Eliaçık: Saatçilikte 150 yılı aşkın bir süredir 40 mm’lik bir çapın içinde onlarca yenilik üretiliyor, kendine has mikro bir dünyası var. Hemen her şeyin yapıldığı bu sektörde yeni bir şey yapabilmek, tıpkı bir karikatür çizer gibi yenilik katabilmek çok önemli. Norqain de bunu yapabilen, bir kimliği olan bir marka. Watches and Wonders’ta bu dinamizmi hissettirebilen sayılı markalardan biriydi mesela. Türkiye’ye geldiği haberi duyulduğundan itibaren talepler gelmeye başladı bile.