Saatolog.com.tr

Saatolog.com.tr Logo

Sürpriz Ama Değil

15 Mayıs 2023
Sürpriz Ama Değil

Luca Brecel, 2023 Dünya Snooker Şampiyonası’na her açıdan damga vurdu. Belçikalı süper yıldızın rüya iki haftasına ve biraz daha geçmişe bakıyoruz…

Belçika bir isteka sporları ülkesi. Bunda efsanevi figür Raymond Ceulemans’ın payı büyük. Üç bant bilardoda 21 dünya, 23 Avrupa şampiyonluğuna sahip Ceulemans; arkasından gelen jenerasyonu ve ülkesinin kaderini değiştirdi. Ludo Dielis, Frederic Caudron ve Eddy Merckx gibi diğer şampiyonlar da “Mr. 100” lakaplı ikonik ismin peşinden dünyanın zirvesine çıktılar. Bugün ülkemizin de önde gelenlerinden olduğu üç bant bilardo branşında, söz sahibi birkaç ulus arasında şüphesiz Belçika var. Zaten bu küçük Avrupa ülkesinin insanına çuha ve isteka görünce bir şeyler oluyor… Öyle ki, doksanlı yıllardan itibaren snooker’da da profesyonel seviyeye oyuncu çıkardılar. Steve Lammers, Björn Haneveer ve Patrick Delsemme, bu alanda öncülerdi. Ancak 2010’ların başında, daha evvel Avrupa’nın ana karasında görülmemiş bir yetenek ortaya çıktı: Henüz 14 yaşında snooker kamuoyunun radarına giren Luca Brecel…

O dönem Avrupa ülkelerinde düzenlenen Dünya Serisi’nde, Jimmy White ve Ken Doherty’yi mağlup ederek dikkatleri üzerine çeken Luca, bir sene sonra bir gösteri maçında snooker tarihinin en büyüklerinden Stephen Hendry’yi mağlup etti. Masaya zar zor yetişen sarı saçlı ve sempatik çocuğun ismini yavaş yavaş herkes ezberlemeye başlamıştı. Kazandığı nice amatör turnuva ve isimli profesyoneller karşısında ortaya koyduğu performanslar, geleceğinin ne kadar parlak olacağının teminatı gibiydi. Luca, 2012 Dünya Snooker Şamiyonası’nda Crucible Tiyatrosu’na adım atarak bunu başaran en genç oyuncu unvanını da kazandı. Tabii snooker’ın en ikonik salonunda tam 11 sene boyunca maç kazanamayacağını o an kimse tahmin edemezdi.

Luca Brecel’in on seneyi aşkın profesyonel snooker hayatına baktığımızda, ona “başarısız” demek mümkün değil. Sıralama turnuvası kazanan, dünya sıralamasında ilk 16’ya giren, Masters’a katılım hakkı kazanan ilk Kıta Avrupalı oyuncu oluşu bile başlı başına kıymetliydi. Fakat dünya şampiyonasında maç kazanamamanın yarattığı gerginliği omuzlarında hep taşıdı. Marco Fu ve Gary Wilson’a karar frame’inde kaybettiği maçlar en acı verici olanlardı. Buna rağmen en azından belli bir seviyede istikrarlı kalmayı başardı. Nitekim büyük turnuvalarda zaman zaman iyi işler de yaptı. 2021’de gördüğü Birleşik Krallık Şampiyonası finali, geçtiğimiz iki haftaya kadar masadaki hayatının en şaşaalı dönemiydi.

Neredeyse hiç antrenman yapmadan, her gece partileyerek ve snooker yerine dart ve FIFA oynayarak hazırlandığını söylediği 2023 Dünya Snooker Şampiyonası’nın Brecel’in hayatının değiştireceğini kim tahmin edebilirdi? Sporun mucizevi hikâyeler yaratma gücünü bize gösteren iki haftanın bilançosunu şöyle özetleyelim: Luca, ilk turda Ricky Walden gibi gayet sağlam bir oyuncuyu 10-9’luk skorla yendi ve Crucible’da ilk kez maç kazandı. İkinci turda üç kez şampiyon Mark Williams’a karşı galip geldi. Çeyrek finalde oyunun en büyüğü Ronnie O’Sullivan’a karşı 10-6’lık skordan dönmeyi bildi ve arka arkaya yedi frame alarak 13-11 ile güldü. Yarı finalde süper yetenekli Çinli Si Jiahui’ye karşı 14-5 geri düştüğü mücadeleyi 17-15’le önde bitirdi. Finalde dört kez dünya şampiyonu Mark Selby’yi beşinci kupadan etmeyi başardı. Luca, snooker’ın Britanya dışı ülkelerden çıkan üçüncü dünya şampiyonuydu. Üstelik diğer ikisinin Kanada ve Avustralya gibi İngiliz Uluslar Topluluğu’na üye ülkelerden çıktığını düşünürsek bu zafer göründüğünden çok daha büyüktü.

Sürpriz Ama Değil

1995 doğumlu yıldızın geleceği her zaman parlaktı ama ondan daha fazlasını beklemek için artık bolca sebebimiz var. En büyük sahnede kazanabileceğini kanıtlayan, dünya 2 numarasına kadar yükselen ve bunu kendine has agresif oyunuyla yapan Luca Brecel’in masadaki yolculuğu; tıpkı bir zamanlar Ceulemans’ın ardına takılanlar gibi koca bir jenerasyonu etkileyebilir. Ben Mertens ve Julian Leclercq, şimdilik Luca’yı takip eden genç yurttaşları. Fakat snooker’ın Avrupa Kıtası’ndaki popülaritesi düşünüldüğünde bu etki Belçika sınırlarını aşıp etrafa da sirayet edebilir. Bu, anavatanında artık eskisi kadar popüler olmayan bir spor için fazlasıyla mühim.