Tate Sanat Galerisi’nden İngiliz Tablolarına Bir Yolculuk

Tate Sanat Galerisi, 1545’ten günümüze kadar uzanan İngiliz tablolarını bizlerle buluşturuyor.

Resim, hissin bir diğer anlamıdır.

John Constable

Evde geçireceğimiz bir hafta sonuna daha girdik. Belki gerçek anlamda bir yolculuğa çıkmak pek mümkün olmayabilir, fakat bu hafta sonu için bir sanat yolculuğuna kendinizi hazırlayabilirsiniz. Üstelik sizi sadece mekânsal bir yolculuğa davet etmiyoruz, bu pekâlâ bir zaman yolculuğu da sayılabilir. Tate Sanat Galerisi, 16. yüzyıldan günümüze kadar uzanan bir İngiliz sanat arşivini sanatseverlerle buluşturuyor. Kronolojik bir sıralanmayla hazırlanmış tablolar, Britanya’nın en önemli sanatçılarının eserlerinin olduğu koleksiyonlardan alınmış. Sergi, toplam on üç odadan oluşturulmuş, her odada 10-25 arası sanat eseri var. Salgından dolayı kapalı olan müze, eserleri internet sitesi üzerinden erişime açarak bizlerle buluşturan merkezlerden biri oldu. Biz de sergiden öne çıkan birkaç tabloyu sizler için derledik.

John Singer Sergent
“Carnation, Lily, Lily, Rose”,
(Presented by the Trustees of the Chantrey Bequest 1887)

Serginin öne çıkan tablolarından biri John Singer Sergent’in “Carnation, Lily, Lily, Rose” tablosu. 1885-6 tarihli tablo, Sergent’in yaşamı tüm gerçekliğiyle yansıtma isteğiyle çizdiği bir resim olarak kabul ediliyor. Tablodaki çocuklar Dolly (sağda) ve Lily (solda) ressamın arkadaşı Barnard’ın kızları. Tablo, İngiltere’nin güneybatısındaki Broadway’in bir köyünü konu ediyor. Tablonun hikâyesi ise şöyle: Çocuklar hava kararmadan önce bahçelerinde fenerleri yakarmış ve bu anı doğru ışıkta resmedebilmek için çok kısa bir süre olurmuş. Bu yüzden, Sergent her akşam tuvalini ve boyalarını hazırlar, modeli olan çocukları doğru yerde konumlandırır tablosunu yaparmış. Yaz bitip de çiçekler solduğunda, çiçeklerin yerine saksı bitkileri koyarak devam etmiş ressam.

(Gallery Label, Haziran 2020)


John Constable, “Flatford Mill”
(Miss Isabel Constable tarafından Maria Louisa’e miras olarak bırakılmış, Isabel and Lionel Bicknell Constable 1888)

Doğanın değerini her geçen gün daha fazla anladığımız tartışılmaz bir gerçek. Özellikle, salgın boyunca dört duvar arasında deneyimlediğimiz günler, tabiatla olan kaçınılmaz bağımızı da görmemizi sağladı. İşte bu yüzden, sergiden bahsedeceğimiz bir başka eseri, doğa manzaralı tablolardan seçiyoruz. Ressam John Constable’ın “Flatford Mill” (Navigable Nehri’nden Bir Manzara) tablosu, 1816-7 tarihli ve Britanya kırlarından bir tablo. Natüralist akımın meşhur isimlerinden biri olan İngiliz ressamın doğa temalı tabloları, özellikle değirmenci ve bir tüccar olan babasının yaşadığı Stour Vadisi’nde resmediliyor. Bu tablosunda da, babasının değirmenini geçtikten sonra Flatford’daki küçük köprüye yaklaşan mavnalar ve etrafındaki kasabalı halk yer alıyor.

Sir William Quiller Orchadson, “The First Cloud”
(Presented by Sir Henry Tate 1894)

Sir William Quiller Orchadson’ın mutsuz evlilik temalı üç tablosundan sonuncusu olan “The First Cloud, 1887’de resmedilmiş. Odadaki parke zemin ve boş alanın, çift arasındaki psikolojik gerilimi vurguladığı söyleniyor, çiftin arasındaki bu boşluk ise, sorunların gitgide artacağının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Tablo ilk kez sergilendiğinde, Tennyson’ın “Merlinşiirinden şu dizeler katalogda yer almış: “Udun içindeki küçük yarıktır / Müziği yavaş yavaş susturacak olan”.

(Gallery Label, Kasım 2016)