Mart Ayında İstanbul’un Sanat Dünyası

"Kristal Berraklığı", Pera Müzesi
"Kristal Berraklığı", Pera Müzesi

Pandemiyle tanışmamızın üzerinden artık neredeyse bir sene geçti. İlk vakanın geçtiğimiz senenin mart ayında görülmesinden sonra alınan önlemlerle hayatımız oldukça değişti. Kapanan kafe ve restoranlar, hafta sonları sokağa çıkma kısıtlaması derken hem bedenlerimiz hem de ruhlarımız gittikçe sıkılmaya başladı. Her zaman olduğu gibi bugün de sanat imdadımıza yetişiyor. Bir kitabın sayfaları arasında başka dünyalara adım atmak pek mümkün, zaten evde kaldığımız vakitlerde bunu epeyce yaptık. Neyse ki hâlâ açık olan müzeler ve sanat galerileri de var; böylece evlerimizden çıkıp İstanbul’un çeşitli yerlerindeki müzelerden başka diyarlara açılmamız da mümkün. Bunun için mart ayı içerisinde İstanbul’da görebileceğiniz bazı sanat etkinliklerini sizler için derledik.

İstanbul Modern

Selma Gürbüz: Dünya Diye Bir Yer

Serginin başlığı, özellikle dünyayı anlamlandırmakta iyice zorlandığımız bugünler için daha bir anlamlı oluyor. Sahi, dünya nasıl bir yer? Bunu cevaplamak oldukça güç fakat Selma Gürbüz’ün dünyasında gezinerek en azından ufkumuzu genişletebiliriz. Sanatçı Selma Gürbüz, “Dünya Diye Bir Yer”de son otuz beş yıllık sanat üretimlerine tematik duraklar çerçevesinden bakıyor. Sergi, içinde keyifli bir kayboluş yaşayacağınız görsel bir şölen olarak tarif edilmiş. Eserler dünya gerçekliğinden uzak gibi görünse de, soyut kavramlarla dünyanın çeşitli hallerini veriyor. Usta sanatçının uzun yıllara dayanan sanat birikiminden doğan sergi, kendine özgü imgesel dünyasıyla insan, doğa ve yaşama dair hikâyelerin yaratıldığı görsel bir ansiklopedi. Sergiyi 31 Mart’a kadar görmek mümkün.

Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar

“Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar”, Eczacıbaşı’nın fotoğrafçılık kariyerindeki çalışmalarından oluşan bir seçki. Usta fotoğrafçı, deklanşöre basarken fotoğraf öznelerinin içinde bulundukları ortam ve insanlarla olan ilişkilerini aktarmaya çalışmış. Serginin küratörü Bülent Erkmen, sergi ve sanatçı için şöyle söylüyor: “Şakir Eczacıbaşı, yapmak istediklerine, ilgilerine, ilgilendiklerine, hayata ve fotoğrafa iştahla, coşkuyla yaklaşırdı. Baktığı, gördüğü her şeyin, her anın fotoğrafını çekti. 50, 100, 150 fotoğraf onun, sesine de benzeyen gürül gürül fotoğraf dünyasını anlatmaya yetmez. Sergi, 300’ü aşkın fotoğrafla, Eczacıbaşı’nın hayata bakışındaki anların çeşitliliğini, renkliliğini, sıradan anlara sıra dışı bir duygu yükleyen görüntülerini, yerinde duramayan, kıpır kıpır kamerasının arkasındaki çok yönlü tutkuyu bu kapsamlı seçkiyle anlatmayı hedefliyor.” * Sanırım buradan hareketle şöyle diyebiliriz: An gelir bir fotoğraf karesi, gürül gürül çağlayan dünyanın sesi olur. Sergi, 31 Mart’a kadar ziyaret edilebilir.

Pera Müzesi

Kristal Berraklığı

“Kristal Berraklığı” adlı ve pek çok sanatçının eserlerinden oluşan bir serginin küratörlüğünü Elena Sorokina üstlenmiş. Serginin ana teması, geri dönüşüm ve çevre duyarlılığı. Parlak ve göz alıcı kristaller, yüzyıllardır şifadan sanata pek çok alanda kullanılmıştır. Bu sergide ise kristallerin mükemmel olmayan bozulmuş şeffaflıkları ve toprağın matlığı ile ilgileniliyor. Şeffaflık, günümüz toplumunun her şeye çok açık bir şekilde erişebilmesi ve örtüsüzlük hali ile birlikte ele alınmış. Sergi 14 Mart’a kadar ziyaret edilebilir. Ayrıca Pera Müzesi, pandemi dolayısıyla sergiyi çevrimiçi tura da açmış. Müzenin internet sitesinden üç boyutlu gezmek de mümkün.

Akbank Sanat

Akbank Sanat, çevrimiçi etkinlikleriyle oldukça verimli bir takvim hazırlamış. Uzun süredir konsere gitmeye ve canlı müzik dinlemeye hasret kaldığımız için ilk etkinliği Evin Caz Hali konser serisinden seçiyoruz: Japa Konseri. Japa bir sesin tekrarlanarak dönmesi anlamına gelen Sanskritçe bir kelime, grup repertuarlarında kimi zaman modern kimi zaman da ana akım caz eserleri trio olarak yorumluyor, bazen de kendi eserlerine yer veriyorlar. Üç kişilik genç bir ekipten oluşan grup, 18 Mart akşamı Akbank Sanat’ın YouTube kanalında evlerimizde caz rüzgârı estiriyor olacak.

Gelelim Akbank Sanat’ın Çağdaş Sanat ve Küratörlük seminerlerine: Bunlar edebiyattan sinemaya uzanan geniş bir yelpazede düzenlenmiş etkinlikler. “Kentin Hafıza Katmanları: Kültür Belleğinin Sürdürülebilirliği” etkinliğinde, Prof. Dr. Ufuk Kocabaş ile tek seminerlik bir sohbet yürütülecek. Yüzlerce yıllık somut ve soyut belleği olan kentlerin konuşulacağı seminerde, kentlerin bıraktığı miraslar, arkeolojik eserler ve diğer soyut miraslar, çeşitli değişkenlerle birlikte konuşulacak. Seminer 4 Mart, 18.00’da. Katılımcı sayısı 20 kişi ile sınırlı.

“Euripides: Kadının İyisi Kadar İyi Bir Başka Yaratık Olamaz” seminerinde ise belleğimizdeki öykü ve destanlar sinema aracılığıyla tekrar gözden geçirilecek. Akbank Sanat YouTube kanalı üzerinden yayınlanacak seminer, “Troyalı Kadınlar” filmi üzerine gerçekleştirilecek. Seminer 11 Mart’ta gerçekleştirilecek.