LVMH Saat Haftası’nda Bulgari: Sanat ve Tekniğin Uyumu

25-29 Ocak tarihleri arasında dijital olarak süren LVMH Saat Haftası’nda sunulan Bulgari’nin son tasarımları, sanatın ve tekniğin mükemmel uyumunu yakalıyor.

Bulgari Octo Roma Carillon Tourbillon

İlk kule saatlerinin bir kadranı yoktu, zamanı çan sesleriyle duyuruyorlardı. Günümüzdeki kule saatlerine benzeyen ilk saat ise 1335’te Milano’da yapıldı. Zamanla insanlık gelişti, dakika tekrarlayıcılar icat edildi, Abraham-Louis Breguet gibi dâhilerin katkısıyla geliştirildi ve dev kule saatlerinin önce masada, sonra cepte ve nihayet bilekte taşınabilir versiyonları ortaya çıktı. Şimdi ise Bulgari Haute Horlogerie İtalyan tasarımını ve İsviçre saatçiliğinin mikro mekanik ustalığını Octo Roma Carillon Tourbillon saatiyle birleştiriyor. 

Saatin ilham kaynaklarından biri olan; devasa borulu büyük kilise orglarından sonra dünyanın en ağır ikinci müzik aleti olan carillon, en az 23 adet fincan şeklindeki döküm bronz çanlardan oluşan ve baton şeklindeki çubuklara yumruklarla vurularak çalınan ilginç bir enstrüman. (New York’ta Riverside Kilisesi’nde bulunan dünyanın en ağır carillon’u 91 ton ağırlığında. En büyük carillon ise 120 çanla Portekiz‘deki Mafra Sarayı‘nda bulunuyor.) 

Müziğin somut olmayan duygusunu küçük boyutlu karmaşık mekaniklerle ifade etmek, ancak saatçilik dünyasında var olabilecek bir şeydir. Kusursuz, ahenkle çalan ve içe işleyen bir çan sesi yaratmak ise zorlu bir sanat. Zorluklardan birincisi sesin net ve güçlü bir şekilde duyulmasını sağlamak. Octo Roma Carillon Tourbillon saatinde bu zorluk mekanizma üzerindeki titanyum ızgara sayesinde üç çekiçten çıkan sesin kasanın gövdesi boyunca yayılmasını sağlayacak şekilde yapılandıran bir inovasyonla çözülmüş. 

Bulgari bünyesinde üretilen elle kurmalı yeni kalibre BVL428, başta pek çok işlemden geçen çanlar olmak üzere sese öncelik veren 432 bileşenden oluşuyor ve 8,35 mm kalınlığında. 15 adetle limitli üretilen Octo Roma Carillon Tourbillon 75 saatlik güç rezervine sahip. 

Bulgari Octo Finissimo

Bir Octo Finissimo tasarımını diğerlerinden ayıran temel unsur altı yılda altı dünya rekoru kıran inceliğidir diyebiliriz: 2014’te dünyanın en ince tourbillon’u, 2016’da en ince dakika tekrarlayıcı, 2017’de en ince otomatik saat, 2018’de en ince otomatik tourbillon, 2019’da en ince otomatik kronograf ve 2020’nin en ince tourbillon kronografı olan her bakımdan iddialı bir saatten söz ediyoruz.

Octo Finissimo, 2021’de de modern spor saatlerin tasarım kodlarını yeniden çizerek iddiasını sürdürmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta özgün Octo Finissimo ailesine üç yeni model katıldı: Yeni monokrom tarzıyla gümüş kadranlı Octo Finissimo S, mavi kadranlı Octo Finissimo S Chronograph GMT ve yeni kadran ve kauçuk kayışıyla dikkat çeken Octo Finissimo Chronograph GMT Titanium.

Octo Finissimo S

İlki, geçen yıl piyasaya sürülen bir modelin yeni bir versiyonu olan Octo Finissimo S, önceki model gibi 100 metreye kadar suya dayanıklı paslanmaz 40 mm çapında çelik bir kasaya sahip. Model şimdi monokrom bir seçenekle geliyor. Gümüş renkli sade bir kadranı olan saatin saten cilalı kasası, güneş ışınları tarzında fırçalanmış bezel ile kontrast oluşturuyor. Bunca sadeliğe karşın saatin mikro rotorlu arka tarafı tam bir görsel şölen.

Octo Finissimo S Chronograph GMT

Otomatik kronograf mekanizmasına sahip Octo Finissimo S Chronograph GMT, 3,30 mm kalınlığında çevresel rotorlu ince kalibre BVL318 ile donatılmış sportif gümüş renkli alt göstergelere ve şık mavi renkli kadranlı modern bir saat. Saat 3 konumundaki alt kadranda ikinci bir zaman dilimi göstergesi bulunuyor. Saatin sekizgen kasası 8,75 mm kalınlığında ve çapı 43 milimetre. Chronograph GMT modelini eski modellerden ayıran noktalardan biri 100 metreye kadar su geçirmez olan saatin daha büyük bir vidalı kurma koluna sahip olması.

Octo Finissimo Chronograph GMT Titanium

2021’in üçüncü Octo Finissimo yeniliği, artık yeni bir kadran ve daha sportif bir görünüm için kumaş izlenimi veren kauçuk kayışla sunulan 42 mm çapında titanyum kasalı Octo Finissimo Chronograph GMT Titanium modeli oldu. Tarihteki en ince mekanik kronograf saatin (6,9 mm) yeni versiyonu çevresel rotordan (3,30 mm) güç alıyor, ayrıca siyah opalin kadranlı ve ikinci zaman dilimi işlevini barındırıyor. 

Bulgari Diva’s Dream

Ölümsüzlüğün, doğurganlığın ve kalıcılığın simgesi olan tavus kuşu bir metafor olarak Bulgari saatlerinde kadın güzelliğine bir övgü niteliğinde kullanılıyor. Bulgari, gerçek tavuskuşu tüylerinin kullanıldığı üstün dekoratif teknikler ve mücevher yapımındaki bilgi birikimini nadir İsviçre saatçilik uzmanlığıyla harmanlayarak Divas’ Dream Peacock Dischi ve Divas’ Dream Peacock Tourbillon Lumière isimli iki limitli versiyon duyurdu. Ayrıca champlevé isimli bir mine tekniği ile dikkat çeken Divas’ Dream Peacock Diamonds modeli ile var olan seriye bir başka güzellik daha kattı. 

Bulgari Serpenti Spiga

Bulgari’nin yılanlardan ilham alan saatleri, 1940’lardan beri bileklerde ve Serpenti serisi, markanın en bilinen ikonik mücevher saatlerinden biri. Yeni koleksiyon, Serpenti Spiga, Bulgari‘nin yüksek hassasiyetli quartz mekanizması ve bileziğin dış yüzeyindeki pırlanta bezeli karmaşık matelassé desenini içeren üç yeni saatten oluşuyor.

Bileziği bir arada tutan 70 farklı parçadan oluşan ve 1980’lerden beri Bulgari tarzının mihenk taşı olan modüler yapı tekniği, tek unsurları çeşitli tasarımlarda birleştirmeye izin verir. Motifin benzediği İtalyanca “buğday” anlamındaki Spiga modeli Bulgari’nin Roma mirasına dayanan efsanevi bir motifi yeniden yorumluyor.

Üç saatin ilki sedef kadranlı, 18 ayar pembe altın gövdeli ve toplam 281 parlak kesim pırlanta bezeli çift sıralı bileziğe sahip. İkinci sırada siyah lake kadranlı, üç sıralı bilezik ve 461 pırlanta bezeli bir başka bir pembe altın saat var. Son sırada ise, tek bir mavi safirden oluşan taca sahip 18 ayar beyaz altın saat bulunuyor. Bu ışıldayan güzellikteki saatte 421 pırlanta bezeli üç sıralı bir bileklik ve kadran silme 257 pırlanta bezeli.