Dünyanın En Pahalı Otomobili: Rolls-Royce Boat Tail

Bovet 1822 işbirliğiyle üretilen Rolls-Royce Boat Tail, bugüne dek üretilmiş en pahalı otomobil olma unvanını taşıyor.

Dikkat çekici azur mavisi rengi, özel şampanya şişelerine uygun boyuttaki mini buzdolabı, arkasında barındırdığı ağırlama seti ve güneş şemsiyesiyle lüks otomobilde kullanıcı dostu tasarımın zirvesini oluşturan Rolls-Royce Boat Tail, yaklaşık 28 milyon dolarlık fiyatıyla bugüne dek üretilmiş en pahalı otomobil olma unvanını taşıyor.

Boat Tail, içerisinde markanın üç müşterisi olan kalıcı ve çağdaş grup Rolls-Royce Coachbuild departmanının yaklaşık 4 senelik çalışması sonucunda ortaya çıkmış. Bu grup içindeki üç müşterinin çağdaş deniz tasarımına olan tutkusu Boat Tail’in tasarımında etkili olan noktalardan birisi. Deniz tasarımı etkisi Boat Tail’in ortak teması olsa da, her bir Boat Tail, sahibine uygun olarak kişiselleştirilmiş.

Bovet 1822 ile İşbirliği

Rolls-Royce Boat Tail bünyesinde iki büyük lüks isim bir araya geliyor ve Bovet 1822’nin zanaatkarları, Rolls-Royce’un ikonik merkez parçası olan gösterge paneli saatini yeniden tasarlamak için kollarını sıvıyor. Sonuç olarak da daha önce görülmemiş bir başarı ortaya çıkıyor: Biri kadın, biri de erkek için iki ters çevrilebilir saat, bileğe takılmak veya otomobilin saati olarak Boat Tail’in ön panosuna ve ortasına yerleştirilmiş. İki taraflı saatler, Rolls-Royce ve Bovet 1822’nin üç yıl boyunca yan yana çalışmasını ve bugüne kadar yapılan en karmaşık Amadeo dönüştürülebilir sistemin temelden yeniden düzenlemesini geliştirmesini gerektirmiş. Nihayetinde, Bovet’bin ustalığında üretilen ısmarlama tourbillon saatlerinin motorlu araca dahil edilmesine izin veren bir sistem geliştirilebilmiş.

Azur Mavisi Tasarım

Aracın açık denizin rengini çağrıştıran tonu, gölgede daha hafifken güneş ışığında, gömülü metalik ve kristal pullar bitişe canlı ve enerjik bir hava katıyor. Boat Tail’in tekerlekleri de parlak mavi, cilalı ve şeffaf kaplamalarla kaplanmış. İç tasarımı da mavi geçişlere sahip; ön koltuklar koyu mavi tonla, arka koltuklar ise daha açık tonda döşenmiş.

Aracın torpido gözüne ayrıca yerleştirilmiş el yapımı deri ve alüminyumdan yapılmış özel bir kasaya Montblanc kalemleri yerleştirilmiş.

Boat Tail’in en öne çıkan özelliğiyse şüphesiz arka güvertesinde yer alan ve daha önce hiç görülmemiş konsepti: Bir düğmeye basıldığında, güvertenin içerisinden bir “ağırlama seti” ortaya çıkıyor. Paketin içerisindeki sandık, bir açık hava deneyimini karşılamak için donatılmış. Araç sahiplerinin favori şampanyalarını saklamak için bir mini buzdolabı, yemek takımı, katlanır sandalye ve masalar, güneşli günler için de aracın rengiyle uyumlu büyük bir güneş şemsiyesi bu ağırlama setinde bulunan parçalardan birkaçı. Bu ağırlama setini açığa çıkaran mekanizma da aracın dikkati çeken yanlarından biri olmuş; merkez çizgiye doğru menteşelenen senkronize balık açılma hareketi, 15 derecelik hassas bir açıyla kendilerini ana bilgisayara sunan hareketli parçalardan oluşan bu seti ortaya çıkarıyor.

Teknik Unsurlar

Arkadaki ağırlama seti için elbette uğraş gerektiren elektronik işlemler gerekli olmuş. Dokuz aylık yoğun bir geliştirme sürecinin ardından, arka güverte kapaklarının 67 derecelik uygun bir açıyla açılması, son derece güvenli bir kilitleme mekanizmasına sahip olması ve araçta bulunan tüm mutfağı korumak için arkadaki ağırlama süitine tam bir klima kontrol sistemi entegre edilmesi mümkün olmuş. Aracın ses sistemi içinse Rolls-Royce’un tipik 15 hoparlörlü sistemi kullanılmış, fakat Boat Tail’de tüm zemin yapısı kullanılarak daha güçlü bir ses sistemi elde edilmiş.

Sürülmek üzere tasarlanan Boat Tail, tüm diğer Rolls-Royce’lar gibi dinamik testlerinden geçerek piyasaya sürülmüş. Arkadaki ağırlama seti de araca iyice entegre edildiğinden güç altında gayet sessiz olma özelliğine sahip. 2017’de üretilen 13 milyon dolarlık Rolls-Royce Sweptail’den aldığı ilhamla yola çıkan yeni bespoke Boat Tail’in tasarımına eklediği ultra lüks özelliklerine bakıldığında, dünyanın en pahalı otomobili olması şaşırtıcı değil.