Daire, Kare: Cartier Baseball

Geçen hafta Phillips Cenevre Saat Müzayedesi’nde satılan vintage saatlerden biri, Cartier’nin bağımsız üretim yapan Londra ofisinin 1960’lardaki parlak yıllarına pencere açıyor.

8-9 Mayıs 2021 tarihlerinde düzenlenen Phillips Cenevre Saat Müzayedesi’nde Cartier’nin zengin tasarım tarihine ilgi duyanlar için çok ilginç bir saat vardı. Saate yaklaşık 50 bin dolar gibi bir değer biçilmişti. En fazla 100 bin dolara satılacağı öngörülüyordu. Fakat görünümü nedeniyle “beyzbol” veya “çakıltaşı” (pebble) isimleri verilen saat, tahminlerin ötesine geçti ve 445 bin dolara satıldı. Bu el yapımı nadir görülen saatin sade ancak alışılmadık görüntüsünün arka planında ise Cartier Londra şubesi bulunuyor.

Saat tasarım tarihinin en unutulmaz onyılı 1960’larda başlayıp 1970’li yıllarda biten dönem olabilir. O yıllar inanılmaz bir şekilde hem kriz hem de yaratıcılık dönemiydi. (Rolex Submariner, Omega Speedmaster, Heuer Monaco gibi ikonik saatler o dönemin ürünüydü.) Dönemin tasarımcıları, toplumsal değişimlerden etkilenerek, saatlerden mücevherlere, otomobillerden mimariye ve hazır giyim modasına kadar hemen her alanda etkileri günümüze kadar süren gerçek bir tasarım devrimi yaşanmasını sağladı. O yıllarda geleneksel tasarımlara yeni ifade biçimleri eklendi. 

Londra da bu değişimin merkez noktalarından biriydi. Cartier’nin kalbi Paris’teydi ama Londra ofisi merkezden aldığı destekle ve bağımsız saat üretim olanaklarının elinde olmasının verdiği güçle tarihin en etkileyici, çarpıcı ve ikonik tasarımlarından bazılarına bu dönemde imza attı. Londra ofisi 1966’dan 1974’e kadar sekiz yıl boyunca olağanüstü saatler üretti. Ünlü İngiliz müzik grubu Beatles da sadece 7 yılda (1963-1970) müzik tarihini değiştirmeyi başarmıştı.

20. yüzyılın başında temelleri atılan Londra’daki Cartier atölyesinde uzun yıllar İngiltere’nin en yetenekli mücevher tasarımcıları ve ustaları ağırlıktaydı. Londra’da babasının yerine geçen Jean-Jacques Cartier 1945’ten 1974’e kadar Londra’daki Cartier şubesini yönettiğinde Londra atölyesi yavaş yavaş değişti.

Cartier’nin Londra ofisini 1945’ten 1974’e dek Jean-Jacques Cartier yönetmiş; Londra ofisi New York ve Paris’le birleşince Jean-Jacques Cartier istifa etmişti. Çünkü bu artık bağımsız olunamayacağı anlamına geliyordu ona göre.

Bu dönemde Cartier’nin Paris, Londra ve New York şubeleri iletişim olanaklarının yavaşlığı nedeniyle farklı isimler tarafından yönetiliyordu ve bu durum bağımsız stillerin tek bir marka adı altında ortaya çıkmasına olanak sağladı. Jean-Jacques Cartier’nin saat üretme arzusu nedeniyle 1960’larda saat tasarımına ayrıca özel bir önem verildi ve ekip genişletildi. Görsel kimlik bölümünde çalışan Rupert Emmerson ve diğer tasarımcıların dâhiyane fikirleri de o zamanlar hayata geçme fırsatı buldu. 

Cartier Londra yapılanmasının radikal bir tasarıma sahip ilk saati Crash modeli 1967’de piyasaya çıkmıştı. Maxi Oval ve Tank Cintrée saatleri de de Cartier Londra‘nın diğer ünlü tasarımları arasında bulunuyor. (Jean-Jacques Cartier ise 1974 yılında üç şube yeniden birleştirildiğinde Cartier’den istifa etti.)

Cartier Crash
Cartier Maxi Oval
Cartier Tank Cintrée

Cenevre’deki müzayedede ilgi görüp satılan Cartier saati, işte böyle bir dönemin ürünü. Yanıltıcı bir şekilde basit bir yapıya sahip olan tasarım, en temel iki geometrik şekli barındırıyor: Daire (kasanın şekli) ve kare (kadranın şekli). Dairesel kasanın köşeli kadranla zıt duruşu, saate çarpıcı bir estetik değer kazandırıyor. Cartier’nin böylesine basit bir tasarımla böylesine rafine bir etki elde etmeyi başardığı gerçeği, markanın tasarım alanındaki liderliğinin de bir örneği. 

Londra’da üretilen saatlere, atölyeye özgü özel damgalar vuruluyordu. Saatin tokasının orijinal olduğunu gösteren 1402 numarası hem kasaya hem de tokaya işlenmiş. Ayrıca tokanın üzerinde 1972 yılını işaret eden bir başka damga daha var. Londra atölyesi bir fabrika boyutlarında olmadığı için o yıllarda üretilen saatler de sınırlı sayıda ve çok nadir bulunuyor. Zaten mevcut saatten yaklaşık 6 adet yapıldığı tahmin ediliyor.