Cenevre Gölü’nün Bereketli Topraklarında bir Gastronomi Turu

İsviçre’nin gönlümüzdeki yeri biz saat tutkunları için başka. İsviçre saatçiliğinin çılgınlığa varan ayrıntı sevdasının mutfakta da kendini göstermesi, bu ülkeyi gastronomi açısından da özel kılıyor. İsviçre ve Cenevre civarı leziz bir kaçamak için her zaman aklınızda olmalı.

İsviçre’nin Fransa, İtalya ve Almanya ile komşuluğu, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’ne ev sahipliği yapması ve Alplerin bereketine ülke insanının ayrıntıcılığı da eklenince hem uluslararası hem de karakterli bir mutfak çıkıyor ortaya. Uluslararası demişken; Cenevre’nin BM’in yanı sıra CERN, Dünya Sağlık Örgütü, UEFA ve FIFA’ya da ev sahipliği yaptığını ekleyelim. 

26 kantondan oluşan Cenevre’nin içinde bulunduğu Cenevre Kantonu ve hemen kuzeyindeki, Cenevre Gölü kıyısınca uzanan Vaud Kantonu gurme rotası oluşturmak için ideal. “Az vaktimiz var, bir de kanton mu değiştireceğiz?” demeyin. Çünkü Michelin’li veya çok daha mütevazı en şahane restoranları bulacağınız Cenevre-Lozan arası sadece 63 kilometre. Trenle 50 dakikada gidebilirsiniz ama önerimiz araç kiralamanız zira tüm yol muhteşem Cenevre Gölü kıyısından geçiyor. Vaktiniz varsa Montrö’ye kadar uzanabilirsiniz. Hem Fransa hem de İsviçre‘yi saran, Leman Gölü olarak da bilinen bu göl, Orta Avrupa’nın en büyük ikinci gölü. Cenevre Gölü kıyısındaki seyahatiniz boyunca, bir yanda süzülen kuğu sürüleri, yelkenliler, kanolar diğer yanda uçsuz bucaksız yemyeşil araziler, tarım alanları ve şarap bağları arasından ilerleyeceksiniz. Yol boyunca doya doya hissedeceğiniz şey doğa ve bereket. Ve evet, İsviçre mutfağının zenginliğinde bu gölün faydası da yadsınamaz derecede büyük.

Cenevre’de kuşkusuz asıl vaktinizi saat mağazaları ve hatta antika saatler alacak ancak eğer ilk defa geldiyseniz bir gününüzü şehri gezmeye adamalısınız. Küçük bir şehir olduğundan yeterli olacaktır. Rue de Rhone’da alışveriş yapmaktan başınızı aldığınızda dünyanın en eski katedrallerinden St. Pierre’e doğru yokuş yukarı bir tırmanış yapmanız, bu gotik katedral kadar geniş bir Cenevre manzarasıyla da sizi ödüllendirecek. 

Sizin için Cenevre’de birkaç restoranın ve bir pastanenin yanı sıra Cenevre-Lozan arasında, Lozan’da ve Lozan’ın biraz kuzeyindeki müthiş güzel kasaba Vevey’den restoranlar da ekledik. Hatta vaktiniz varsa yine Cenevre’den göl yoluyla Fransa sınırları içindeki Yvorie’ye uzanmanızı da şiddetle tavsiye ediyoruz; hem gölü yaşamak ve müthiş bir Ortaçağ kasabasını hissetmek hem de lezzet için…

Domaine de Châteauvieux, Cenevre, 2 Michelin Yıldızı

Cenevre merkezinden 23 km uzakta, İsviçre‘nin ana şarap yetiştirme bölgesi Satigny‘deki Peney tepesinde yer alan Domaine de Châteauvieux, yıldızlar altında yemek yenebilecek romantiklikte şahane bir bağ evi. Dingin manzarasıyla huzur veren bu güzel bağ evinde geceyi geçirmek için konforlu ve çok şık odalar da var. 

2 Michelin yıldızlı Domaine de Châteauvieux, 16. yüzyıl iç mimarisi, geniş mekânları, taş ve ahşabın yarattığı sıcak atmosferiyle de ayrılmak istemeyeceğiniz bir yer. Baş şefi Philippe Chevrier’nin “tanrılardan hediye” olarak nitelendirdiği trüf mantarı, menüde hayli özel bir yere sahip.

Trüf mantarlı Bresse tavuğu, siyah sarmısak ve patatesle sotelenmiş kurbağa bacağı ve siyah trüflü dondurma öne çıkanlardan birkaçı. Istakozdan barbun balığına deniz ürünleri de Domaine de Châteauvieux’de tercih edilebilir. 

www.chateauvieux.ch

La Table des Roys, Cenevre

Valais’den kuzu, Choulex’den dana eti ve sebzelerin geldiği La Table des Roys, samimi bir restoran ortamı sunuyor. Açık mutfak, konukların neler olup bittiğine göz atabilmesi için düşünülmüş. Sahibi ve şefi Ludovic Roy’un tabakları sunmaya gelmesi ayrıca keyifli.

Menü taze yerel ürünlere göre her hafta değişiyor ancak wasabi dondurmalı kaz ciğeri sushi, yumurtalı beyaz kuşkonmaz mus, kuzugöbeği mantarlı risotto, soya soslu wasabi dondurma öne çıkanlar arasında. La Table des Roys’da her pazartesi akşamı aşçılık kursu olduğunu da unutmadan not düşelim. 

www.latabledesroys.com

Tea Room de la Corraterie de Laurent Exbrayat, Cenevre

Burası da katedrale çıkmadan önce enerji toplamak için önerimiz. Şef Laurent Exbrayat’nın bademli turtası kadar ev yapımı Grands Crus çikolataları ve pralinleri de ünlü.

www.tearoom-corraterie.ch

Le Pré de la Cure, Yvorie, Fransa

Cenevre’den sadece 27 km uzakta, Fransa sınırları içinde şahane bir Ortaçağ kasabası var. Cenevre’den kısa sürede otomobille gidebilir veya yarım saatte bir kalkan göl tekneleriyle 1,5 saatte ulaşabilirsiniz. Göl boyunca minik kasabalara uğrayan 1,5 saatlik seyrin pek keyifli olacağı aşikâr, tabii vaktiniz varsa.

Yvorie’de tarihi sokaklarda ve Ortaçağ bahçelerinden esinlenen Jardin de Cinq Senses’da küçük bir turun ardından göl kıyısında, eski şehrin görkemli manzarasında nazır, Le Pré de la Cure’da lezzetli yerel yemekler ve balıkların tadına varabilirsiniz.

www.pre-delacure.com

L’ermitage, Vufflens-le-Château, 1 Michelin Yıldızı

Cenevre ile Lozan ortasında Vufflens-le-Château’da yer alan L’Ermitage des Ravet, sevimli ve başarılı bir aile işletmesi. Gelenekse lezzetler ağırlık veren aile, ev yapımı ekmekleri ve kendi yetiştirdikleri sebzelerle kırsalda olduğunuzu iyi bir şekilde hissettiriyor.

L’Ermitage des Ravet’nin spesiyalitesi, doğrudan Japonya‘dan ithal edilen Wagyu sığır eti antrikotu. Menü altı haftada bir değişiyor.

16. yüzyıldan kalan bağ evinde konaklamak isteyenler için birkaç oda var. Sabah göl manzarasına karşı uyanmak, bahçede kahvaltı yapmak da çok cazip bir fikir olabilir. 

www.ravet.ch

La Table du Lausanne Palace, Lozan, 1 Michelin Yıldızı

Tarihimizde önemli bir yeri olan Lozan Sarayı’nda bir yemek fikri size de büyüleyici gelmiyor mu? Sarayın restoranı La Table du Lausanne Palace’ın, ünlü şefler Franck Pelux ve Sarah Benahmed çiftinin elinde harikalar yarattığı söyleniyor. Bir Michelin yıldızlı restoran sevilen bu iki şefin konuklarına gösterdiği doğrudan, güleryüzlü ilgisiyle de ayrıca beğeniliyor. Modern Fransız mutfağı olarak nitelendirilen yemeklerde Asya mutfağına uzanan deneyimler vadediliyor.

www.lausanne-palace.ch/restaurants-bars/la-table-du-lausanne-palace/le-restaurant/

Restaurant de l’Hôtel de Ville, Crissier, Lozan, 3 Michelin Yıldızı

Üç Michelin yıldızlı restoran, dinlendirici ve sade dekorasyonuyla çok özel bir yemeğin tadına varmak için gerekli doğallığı ve sadeliği sunuyor.

Şef Franck Giovannini yönetiminde, 25’ten fazla yetenekli şefle hizmet veren Crissier, göz kamaştıran sunumlarıyla yoğun bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor.

Crissier, yerel sebzeler, doğrudan avcılardan alınan av etleri ve muhteşem peynir seçenekleriyle iddialı. Tavşan eti, geyik eti, sufle, kavrulmuş fındık dondurmalı, elmalı tart menüden övgüyle bahsedilen sadece birkaç örnek.

www.restaurantcrissier.com

Denis Martin, Vevey, 1 Michelin Yıldızı

Lozan’a çok yakın bir küçük şehir olan Vevey‘de Confrérie des Vignerons Şatosu‘nda yer alan Denis Martin, kendini modern İsviçre mutfağı olarak nitelendiriyor, deneyselliği ve eğlenceyi ön plana alıyor. Moleküler pişirme tekniklerinde usta olan şef, geleneksel İsviçre tatlarını ve ürünlerini yeniden yorumladığı gibi Asya ve Tay lezzetlerine de uzanıyor. Sıvı nitrojen ve damıtma tekniği kullanıp fesleğeni bir “parfüm”e çeviren Denis Martin, gastronomik dünyanın bir tür füzyonunu üretiyor. Miktarı az, lezzeti büyük 26 tabaktan oluşan tadım menüsünün sürprizlerle dolu olduğu vurgulanıyor. 

Nestle markasının doğduğu yer olan Vevey, Charlie Chaplin’in ölümüne dek yaşadığı yer olarak da biliniyor. 

www.denismartin.ch